<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9" ?> 
<rss version="2.0">

<channel>
<title>Son Havadis - Internetteki Gozunuz Kulaginiz</title>
<link>http://www.sonhavadis.net/</link>
<language>tr-TR</language>
<item><title>Baykal: Partimle Savaşmam..</title><link>Baykal: Partimle Savaşmam</link><description>Kurultay öncesi yakın çevresine partinin durumuyla ilgili üzüntülerini aktaran eski Genel Başkan Baykal''ın,...</description><tamami>Kurultay öncesi yakın çevresine partinin durumuyla ilgili üzüntülerini aktaran eski Genel Başkan Baykal&#038;acute;ın, &#038;acute;Yaşananları içime atıp susmayı tercih ediyorum, çünkü partimle savaşmak istemiyorum&#038;acute; dediği öğrenildi.CHP&#038;acute;de çifte tüzük kurultayları öncesi Genel Merkez&#038;acute;le muhalifler arasındaki güven bunalımı sürken, eski Genel Başkan Deniz Baykal&#038;acute;dan keskin sitemler geldi. Baykal, önceki gün grup toplantısının ardından TBMM&#038;acute;deki odasında eski-yeni vekil arkadaşlarının katılımıyla kurultay mesaisi yaptı. 26 Şubat&#038;acute;taki kurultaya katılmayıp 27 Şubat&#038;acute;ta muhaliflerin kurultayına katılacağı yorumları yapılan Baykal, yakın çevresinden edinilen bilgilere göre özetle şöyle dedi:&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İÇİME ATIYORUM: Aslında bugün içim kan ağlıyor, söyleyecek o kadar çok şey var ki. Ama içime atıp, susmayı tercih ediyorum. Partime, partililerime duyduğum saygıdan dolayı alenen konuşmuyorum. Yoksa baştan itibaren yapılan büyük hatalar var. Çıkıp söyleyecek çok şey de var. Ama partimle, partililerimle savaşmak istemiyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;BU TABLONUN PARÇASI OLMAM: Manzara hiç iyi değil. Ben bu tablonun parçası olmak istemiyorum. Pazar günü şimdi iki ayrı görüntü oluşacak. 200, 300 veya 400 kişi neyse işte Anıtkabir&#038;acute;de olacak, öyle anlaşılıyor. Geri kalanı salonda Anadolu Ateşi&#038;acute;ni izleyeceklermiş. Bu görüntü hoş değil. Bu görüntü partiye, koca çınara büyük zarar veriyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;PEKİ SORMAYACAKLAR MI?: CHP, kurulduğu günden beri ilk kez böyle bir görüntü yaşıyor. Şimdi bunu gören partililer, demeyecek mi, 12 Eylül&#038;acute;den sonra bu partiyi nerelerden alıp bugünkü bu noktalara taşıyan genel başkanı nerede? Sanıyorlar ki, &#038;acute;biz yaparız, olur biter, her şey de düzelir, sütliman olur&#038;acute; Olmaz kardeşim, düzelmez. Sıkıntılar bitmez, parti kanamaya devam eder.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;YANLIŞLARI YÜZLERİNE SÖYLÜYORUM&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yapılan yanlışlarla ilgili eleştirilerini ikili görüşmelerde partili yöneticilerin yüzlerine karşı söylediğini ifade eden Baykal&#038;acute;ın sitemlerini şöyle sürürdüğü öğrenildi: &#038;acute;Ben partinin getirildiği yanlış zemini, götürüldüğü mecranın yanlışlığını söylüyorum. Olanak olduğunda Kemal Bey&#038;acute;e söylüyorum gördüğüm eksiği, yanlışı. Ama kamuoyu karşısında konuşmaya gelince yapamıyorum, çünkü benim bir misyonum var, orada elim kolum bağlanıyor işte; partime zarar vermek istemiyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İKİ KURULTAY DA YAPILMALI: Her iki kurultay da yapılmalıdır. Birincisini yapıp, tüzüğü değiştirip, &#038;acute;ikincisine gerek kalmadı&#038;acute; demek olmaz. Son delege kartı olayı ayrı işbilmezliktir. İki kurultayın iki ayrı hukuksal hükmü vardır. İki ayrı gündemi, günü, saati, duyurusu, salonu, divanı var. Sen nasıl tek kart bastırıyorsun. Böyle olmaz. Bu delegenin iradesine de saygısızlıktır.&lt;/div&gt;</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>23 Subat 2012</yazitarih><yazigun>Perşembe</yazigun><kresim>20120223_7580_3724328876.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>Şükür, Televizyona İzinsiz Çıkıyor!..</title><link>Şükür, Televizyona İzinsiz Çıkıyor!</link><description>Siyasetin son dönem konuları arasında yer alan AK Parti Milletvekili Hakan Şükür''ün sporyorumculuğu....</description><tamami>&lt;span style&#061;font-family: arial, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 21px; &gt;Siyasetin son dönem konuları arasında yer alan AK Parti Milletvekili Hakan Şükür&#038;acute;ün&#038;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;linkz id&#061;linkz2 style&#061;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; font-family: arial, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 21px; &gt;spor&lt;/linkz&gt;&lt;span style&#061;font-family: arial, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 21px; &gt;yorumculuğu yapmasına, TBMM Başkanı Cemil Çiçek&#038;acute;&lt;/span&gt;&lt;linkz id&#061;linkz3 style&#061;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; font-family: arial, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 21px; &gt;ten&lt;/linkz&gt;&lt;span style&#061;font-family: arial, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 21px; &gt;&#038;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;linkz id&#061;linkz1 style&#061;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; font-family: arial, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 21px; &gt;değerlendirme&lt;/linkz&gt;&lt;span style&#061;font-family: arial, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 21px; &gt;&#038;nbsp;geldi.&#038;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;font face&#061;arial, sans-serif&gt;&lt;span style&#061;font-size: 15px; line-height: 21px;&gt;Tutuklu vekillerin birikmiş maaşlarının ödenmesi yönünde karar alınan Meclis Başkanlık Divanı’nın bir diğer konusu, AK Parti Milletvekili Hakan Şükür’dü.&lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;div&gt;&lt;font face&#061;arial, sans-serif&gt;&lt;span style&#061;font-size: 15px; line-height: 21px;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;font face&#061;arial, sans-serif&gt;&lt;span style&#061;font-size: 15px; line-height: 21px;&gt;Şükür’ün bir televizyon kanalında futbol yorumculuğu yapması tartışma yaratmış, son olarak CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce konuyu gündeme getirmişti. İnce, Şükür’ün Meclis devamsızlığına dikkat çekmişti.&lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;font face&#061;arial, sans-serif&gt;&lt;span style&#061;font-size: 15px; line-height: 21px;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;font face&#061;arial, sans-serif&gt;&lt;span style&#061;font-size: 15px; line-height: 21px;&gt;Meclis Başkanlık Divanı’nın, vekillerin devamsızlık raporlarını masaya yatırdığı toplantıda, söz Şükür’e geldi ve TBMM Başkanı Cemil Çiçek konuştu.&#038;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;font face&#061;arial, sans-serif&gt;&lt;span style&#061;font-size: 15px; line-height: 21px;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;font face&#061;arial, sans-serif&gt;&lt;span style&#061;font-size: 15px; line-height: 21px;&gt;Bu konudaki sözleri dikkat çekici olan Çiçek, Şükür&#038;acute;ün yorumculuk yapmasına karşı çıktı. Çiçek, Hakan Şükür&#038;acute;ün Meclis’ten izin almadığını da söyledi.&lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;font face&#061;arial, sans-serif&gt;&lt;span style&#061;font-size: 15px; line-height: 21px;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;font face&#061;arial, sans-serif&gt;&lt;span style&#061;font-size: 15px; line-height: 21px;&gt;Çiçek, Yasal boşluktan faydalanıyor. Kamuda çalışma için var olan düzenleme özelle ilgili mevcut değil. Yaptığı etik değil ve etik kurul olsaydı çalışma söz konusu olmazdı derken, Vatan gazetesinin haberine göre Hakan Şükür, Çiçek&#038;acute;in değerlendirmeleriyle ilgili şunları söyledi:&lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;font face&#061;arial, sans-serif&gt;&lt;span style&#061;font-size: 15px; line-height: 21px;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;font face&#061;arial, sans-serif&gt;&lt;span style&#061;font-size: 15px; line-height: 21px;&gt;Yasa dışı bir şey yapmıyorum. Meclis Genel Sekreterliği&#038;acute;ne sözlü olarak sordum, hiçbir sorun olmadığı söylendi.&lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;font face&#061;arial, sans-serif&gt;&lt;span style&#061;font-size: 15px; line-height: 21px;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;font face&#061;arial, sans-serif&gt;&lt;span style&#061;font-size: 15px; line-height: 21px;&gt;Şükür ayrıca, aldığı parayla ilgili de, 150-200 bin gibi rakamlar yok şeklinde konuştu.&#038;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>23 Subat 2012</yazitarih><yazigun>Perşembe</yazigun><kresim>20120223_7580_3359491229.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>Demirören''in Koltuğuna İlk Aday Levent Erdoğan..</title><link>Demirören'in Koltuğuna İlk Aday Levent Erdoğan</link><description>Beşiktaş''ın eski asbaşkanı Levent Erdoğan, siyah beyazlı kulübün başkanlığına aday olduğunu açıkladı.</description><tamami>&lt;div&gt;Yazılı bir açıklama yapan Erdoğan, Beşiktaş&#038;acute;ı içinde bulunduğu hassas vaziyetten kurtarmak için başkanlığa aday oluyorum dedi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Erdoğan yaptığı yazılı şu ifadelere yer verdi;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sayın Yıldırım Demirören&#038;acute;in Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı için adaylığını açıklaması siyah beyazlı kulübümüze Olağanüstü Kongre&#038;acute;nin yolunu açmıştır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;109 yıllık maziye sahip Beşiktaş&#038;acute;ı, içinde bunduğu hassas vaziyetten kurtaracak, camiayı bütünleştirerek kucaklayacak ve mevcut meselelerin çözüm yollarını bulacak yetkin bir yönetimin idare etmesi kaçınılmaz bir hal almıştır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu bağlamda, siyah beyazlı camianın yıllarca içinde olan ve çeşitli kademelerde hizmet veren bir isim olarak, Beşiktaş&#038;acute;ın sorunlarına çözüm getirecek en yetkin yönetim kurulunu bir araya getireceğime inancım sonsuzdur.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu vesile ile Beşiktaş Jimnastik Kulübü Başkanlığı&#038;acute;na aday olduğumu kamuoyuna resmen duyurmak isterim.&#038;nbsp;&lt;/div&gt;
</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>23 Subat 2012</yazitarih><yazigun>Perşembe</yazigun><kresim>20120223_7580_5128137469.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>Çiçek''e, ''''kamu yönetimi ve siyaset alanındaki başarılı çalışmaları''''ndan dolayı fahri doktora ..</title><link>Çiçek'e, ''kamu yönetimi ve siyaset alanındaki başarılı çalışmaları''ndan dolayı fahri doktora unvanı verildi.</link><description>Çiçek''e, ''''kamu yönetimi ve siyaset alanındaki başarılı çalışmaları''''ndan dolayı fahri doktora unvanı verildi.</description><tamami>&lt;div class&#061;container_20 clearfix pt16&gt;
            
            
            
                            		&lt;div class&#061;grid_15&gt;
			&lt;div class&#061;nextprev alignright&gt;TBMM Başkanı Cemil Çiçek, ´´Biz, toplum olarak bir kısım sorunların 
çözümünde çok kestirme yol ve yöntem bulmada çok maharetimiz var. Konuyu
 kanunla çözüyoruz. TBMM kanun fabrikasına döndü bir ülkede bu kadar 
kanun çıkması iyi bir şey değildir´´ dedi.&lt;/div&gt;&lt;div class&#061;cnews_content&gt;&lt;p&gt;Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, TBMM Başkanı 
Çiçek´e, ´´kamu yönetimi ve siyaset alanındaki başarılı 
çalışmaları´´ndan dolayı fahri doktora unvanı verdi.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;
 Törende siyasete ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çiçek, siyasi 
yaşamından kesitler aktararak, Kastamonu´ya görevli olarak yaptığı bir 
ziyarette yaşadıklarını anlattı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kastamonu´da ülke meselelerini konuştukları bir ortamda, ´´yaşlı, 
aksakallı, güngörmüş, geçirmiş bir insanın, ´efendi esas mesele gömleğin
 ilk düğmesini doğru iliklemektir´´ sözünü kullandığını, kendisinin de 
daha sonra bu sözü sık sık kullandığını ifade eden Çiçek, şunları 
söyledi:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;
 ´´Bana göre, siyaset gömleğin ilk düğmesini, doğru iliklemektir. Bunu 
doğru iliklemezsek ondan sonraki düğmelerde düzen tutturamazsınız, yaka 
bir tarafa paça bir tarafa gider. Şimdi siyasette de her konu için düğme
 farklıdır ama böyle bir yaklaşımda siyasetin ilk düğmesini şöyle 
anlıyorum ben; uzlaşma da bunlardan bir tanesi. Siyaset bir rekabettir, 
siyaset bir husumet değildir ama günümüz tartışmalarına bakarsanız adeta
 bir kan davası hiddetinde ve şiddetinde bir siyaset sürdürülüyor. Bunun
 da bu ülkeye çok fazla bir faydası olmaz. Bunu söylemek gibi bir 
sorumluluğum var. Dolayısıyla, siyaseti rekabet olarak millete hizmet 
üretmek, milletin işlerini görme, milletimize, devletimize en büyük ve 
en iyi noktaya getirme noktasında bir çaba, bir gayret içinde olmamız 
gerekiyor. Buna tek başına bizim gücümüz yetmez. O zaman güçlerimizi 
birleştirmemiz gerekiyor. Rekabet ederseniz, bu imkan olabilir, kalite 
gelir. Ama husumet içinde siyaset yapılırsa bu toplumu huzursuz eder. Bu
 siyasetin getireceği ne vardır diye baktığımızda, son yüzyıl içinde 
çaba, gayret bunlara biraz da ışık tutacaktır.´´&lt;br&gt;&#038;nbsp; &#038;nbsp;&#038;nbsp;&lt;b&gt;&lt;br&gt;&lt;/b&gt;
 Siyasetin, çözümün parçası olmak anlamına geldiğini dile getiren Çiçek,
 ´´Siyaset çözümün parçası olmaktır, sorunun parçası değil. Ben böyle 
anlarım. Ortada bir sorun var bu sorunun çözülmesi gerekiyor. Eğer çok 
bencil bir tavırla konumunuzu düşünerek, ´acaba şöyle olursa şöyle mi 
olur, bu olursa böyle mi olur´ tarzında derseniz, Türkiye, bu olaylar 
sebebiyle çok sıkıntıya girer.´´ diye konuştu.&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
 Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü:&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
 ´´Görevde bulunduğum geriye dönük 10 yıllık süreçte altına en az 20 
misal koyarım. Sorunun parçası olmakla, çözümün parçası olmak arasındaki
 tercihe zorlanan siyasetçi, çözümden yana olmalıdır. Kendi 
popülaritesini ikinci plana atmalıdır. Eğer böyle yapılmazsa, o zaman 
bir anayasa fırlatıldığında Türkiye´nin üzerine nasıl gelindiğini 
yaşamış bir toplum, bu söylediğimi çok daha iyi anlayacaktır.Özellikle bunu söylememin sebebi şu; geriye dönük 10 yıllık süre 
içinde daha aktif siyasetin bu boyutunda görev yaptığım sürede, zaman 
zaman kurumlar arasında sıkıntılar oldu, çekişmeler oldu, bu 
sıkıntıların ekonomik, sosyal, siyasi hayatımıza yansımaması adına 
birilerinin bir şey yapması gerekiyordu.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;
 Birileri bir şey yaparken, kim ne söylerse söylesin, soruna kenardan 
bakmak yerine çözümün bir parçası olmak, bir noktası olmak, bir virgülü 
olmak zannediyorum doğru bir yoldur. Türkiye, siyasetçiyi içinden 
geçtiği süreçte de böyle sıkıntılarla, böyle süreçlerle karşı karşıya 
bırakıyor. Gömleğin ilk düğmesi siyasette çözümün parçası olmaktır bana 
göre. Bu manada da Türkiye´de her gün neredeyse böyle bir tercih yapmak 
gibi, karşı karşıya kaldığımız durumlar oluyor. Söylenecek çok şey var. 
söylemek istediklerimi söylemekte zorlanıyorum.´´&lt;br&gt;
 &#038;nbsp;&#038;nbsp;&#038;nbsp;&#038;nbsp;&lt;br&gt;
 &lt;strong&gt;´´TBMM kanun fabrikasına döndü´´&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;
 &#038;nbsp;&#038;nbsp;&#038;nbsp;&#038;nbsp;&lt;br&gt;
 Toplum olarak, sorunların çözümünde kestirme yol ve yöntem bulmada maharetli olduğumuzu ifade eden Çiçek, şunları söyledi:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;´´Biz, toplum olarak bir kısım sorunların çözümünde çok kestirme yol 
ve yöntem bulmada çok maharetimiz var. Konuyu kanunla çözüyoruz. TBMM 
kanun fabrikasına döndü bir ülkede bu kadar kanun çıkması iyi bir şey 
değildir. Çok net ifade ediyorum bu kadar çok kanun çıkarmaya gerek yok.
 İkincisi her ihtilafı yargı yoluyla çözmeye çalışıyoruz ya da 
çözdüğümüzü zannediyoruz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;
 Ben daha evvel yaptığım bir konuşmada şunu söylemiştim. Demokratik 
toplum aslında geniş bir ailedir, her sorunu mahkemede çözmek kanunla 
çözmek yerine demokrasi ile sabır ile hoşgörü ile saygı ve açık 
görüşlülükle çözmek çok daha kalıcı çözmektir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kanun çıkararak çözdüğünüzü zannediğiniz bir kısım sorunların daha 
büyük bir çapta bir süre sonra karşınıza çıktığını ben kendi hayatımda 
çokça gördüm bu konuda da kendi hayatımdan birçok misal veririm. Biraz 
sabırlı olup, biraz birbirimizi anlayabilseydik, biraz diyalog biraz 
karşılıklı görüşme deneyebilseydik, daha kalıcı bir çözüme o sorunları 
kavuşturabilirdik. Zannediyorum, gömleğin ilk düğmesini doğru iliklemek 
diyorsanız düğmelerden bir tanesi de budur. Her konuyu kestirme çözmek 
yerine, ki çözmüş olmuyoruz, daha kalıcı çözüme kafa yormak icap 
ediyor.´´&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;
 Siyasetin tecrübe ile yapılan bir iş olduğunu ancak siyasetin bilgisini
 öğrenmek gerektiğini ifade eden Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü:&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
 ´´Kabul etmek gerekir ki, ülkenin sorunları biraz daha karmaşık biraz 
daha geçmişe göre farklı. O zaman bugünün sorunlarını dünün bilgisiyle 
çözme imkanımız yok. Bugünün sorunları için yeni bilgilere, yeni 
yöntemlere, yeni yöneliş, anlayışlara ihtiyaç vardır. Demokrasinin 
kalitesi de buradan geçiyor. Neticede bu bilgiyi edinecek olanlar 
siyaset insanlardır. Siyaset yapan insanlar, toplumsal talepleri sisteme
 yansıtan ayna rolünü görürler. Toplumumuzun yeteri kadar fark edemediği
 şudur; en kolay hırpalanan, en kolay yerin dibine batırılan, en ağır 
suçlarla itham edilen siyaset kesimidir. Siyaset kesimi bunu hak 
etmiyor. Evet bu tür ithamlara zaman zaman sebebiyet veriyoruz. Ama 
siyasetçi dediğimiz insanlar, bu işi yapanlar toplumsal gerçeği sisteme 
yansıtan ayna rolünü ifa ediyorsa, aynayı ortadan kaldırıp kırıp dökünce
 gerçek ortadan kalmıyor. Talebe de dikkat etmek lazım, aynaya da dikkat
 etmek lazım. ikisini birleştirerek Türkiye´de sağlıklı demokratik bir 
yapıyı kuralım. Siyaset olmadan, siyasetçi olmadan bu görevleri kim 
yapacak, kaldı ki her işe siyasetçinin koştuğu, görevle ilgisi olsun ya 
da olmasın vatandaşın yegane hacet kapısı siyasetçi ise bunu da bu kadar
 alaşağı etmemek, bunu da bu kadar ayak altına vermemek lazım. Toplum bu
 duyarlılık içinde olmalı. Siyaset yapan insanlar olarak da işin bu 
noktaya gelmesine yardımcı olmamız gerekir diye düşünüyorum.´´&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;
 Çiçek, ´´rahmetli anam benim çok erken yaşta konuşmaya başladığımı 
söylerdi bir yaşımı ikmal etmeden... Dolayısıyla o günden bugüne kadar 
ömrüm hep konuşmakla geçti´´ sözleriyle başladı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Siyaset girdikten sonra bazen günde 3-5 kez, gece yarılarına kadar 
işinin gereği konuşmalar yaptığını anlatan Çiçek, ama ilk defa bugün bir
 şeyleri söylemekte zorlandığını, dinleyenlerinin konuşmalarında bir 
insicam, fikri tutarlılık bulamayabileceklerini dile getirerek, ´´Bunu 
heyecanıma bağışlayın lütfen´´ dedi.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;
 Gazi Üniversitesi Rektörü Prof Dr. Rıza Ayhan´a, Gazi üniversitesi 
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mithat Üner´e, 
üniversite senato üyelerine, öğretim üyelerine, hatırlayan, hatıralatan 
tüm dostlara yürekten teşekkür ettiğini söyleyen çiçek, ´´keşke 
bugünleri rahmetli annem ve babam da görebilseydi. Ailem burada bugün 
bizim için gerçekten önemli onurlu bir gün. Bu onuru bize yaşatanlara 
huzurlarınızda teşekkür ediyorum´´ dedi.&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
 Gazi Üniversitesi´nin Cumhuriyet´in kurucusu Aziz Atatürk´ün de ismini 
taşıması hasebiyle, böyle bir üniversiteden doktora almanın siyasi 
hayatında aldığı en büyük armağan olduğunu ifade eden Çiçek, 
konuşmasında zaman zaman duygulandı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ailesinin bir kısım fertlerinin de salonda olduğunu kaydeden Çiçek, 
´´Keşke anam ve babam da burada olabilseydi. 40 dönüm taşlı tarla yarısı
 toprağı olan bir ailede, 7 çocuk, 11 nüfus ve lise son sınıfı bitirene 
kadar soğuk kuyu lastikten başka bir şey de görmemiş bir insan olarak 
Cumhuriyetin bize neler kazandırdığını da anlayabilmek, cumhuriyeti 
demokrasiyi içimizden gelerek rahmetle anabilmek adına benim hayatım bu 
manada soğuk biri örnektir diye düşünüyorum´´ diye konuştu.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;
 Çiçek, şöyle konuştu:&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
 ´´Bir kısım kazanımlarımızın yeteri kadar farkında değiliz, ´baba 
mirası, dede mirası´ deyip yeyip bitiriyoruz. Cumhuriyet nasıl 
kazanıldı- Türkiye demokrasiye nasıl kavuştu- Cumhuriyet ve demokrasi 
olmasaydı acaba bizim bir Libya olmayacağımızı bir Tunus olmayacağımızı,
 bir Suriye olmayacağımızı kim garanti edebilirdi- Onun için bu 
değerlere gerçekten sahip çıkmak bunları daha da kurumsallaştırmak 
hepimizin görevidir. Bu kazanımları bize kazandıranlara da borcumuzu ifa
 etmenin gereğidir diye düşünüyorum. Şüphesiz bu noktaya gelmemizde 
benim ilkokul´daki öğretmenimden üniversiteye kadar bütün hocalarımın 
bütün öğretmenlerimin çok büyük katkısı var. Ne söylüyorsak ne 
biliyorsak onlardan öğrendiğimizi ifade etmek isterim. Onları da bu 
vesileyle rahmetle şükranla ve saygıyla burada anmak istiyorum.&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
 Konuşmamda insicam olmayacak dedim gerçekten de olmadı. İçimden ne 
geliyorsa gerçekten de bugün derme çatma bir kaç şey söylemek istiyorum.
 Bizim toplumumuzda aile çok önemli. Aile, toplumun temeli, aile 
milletin temeli. Huzuru orada buluyoruz. Herkes için önemli toplum için 
önemli ama yaşadıklarımızdan yola çıkarak ifade etmeliyim ki, bir 
siyaset adamı için aile çok daha önemli. Aile çok önemli bir destek ama 
aile aynı zamanda yakın siyasi tarihimize baktığımızda aile yeri geliyor
 aile ve yakın çevre en büyük köstek de oluyor ben aileme teşekkür 
ediyorum. Onlar başımı öne eğdirecek bir yanlış içerisinde olmadılar, 
kolay değil siyasi hayat. Şimdi insanlar evlendikten sonra bir kaç gün 
başını alıp bir yerlere gidiyor. Ben cuma günü cumayı cumartesiye 
bağlayan gece evlendik, cumartesi sabah parti kongresine gittim. Bir 
aile için kolay bir şey değildir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Siyaset fedakarlık istiyor sadece sizden değil eşinizden 
çocuklarınızdan yakınlarınızdan fedakarlık istiyor. Bazen sizin 
yüzünüzden onların hırpalandığı olur. İtham edildiği olur, acı çektiği 
olur, sıkıntı çektiği olur onun için aile siyasette en büyük destektir. 
Ama benim ailemin bana verdiği en büyük destek bütün bunlara ilaveten 
siyasetin kirli ortamında hiçbir işe bulaşmadan tertemiz bugüne kadar da
 kalabilmiş olmalarıdır. İnşallah bu işi noktaladığımızda bu sayfayı 
böylece kapatmış oluruz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;
 Bunun ne kadar önemli olduğunu yakın siyaset tarihimizde hizmetlerini 
saygıyla andığımız insanların yakın çevrelerindeki ve ailelerindeki bir 
kısım yaşanmış olayların o insanları da ne büyük sıkıntıya soktuğunu 
hatta yaptıkları bunca hayırlı hizmetleri o maceralar o skandallar o 
olumsuz bir kızım gelimeler sebebiyle nasıl gölgede bıraktığını ve 
onları nasıl bir açıya sevk ettiğini de yakından görmüş insanlardan 
birisiyim. Onun için aileyi bu manada önemsiyorum.´´dedi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Konuşmasında siyaset zor bir iş olduğuna işaret eden Çiçek, ´´Hele 
hele alt yapısı olan bir siyaset yapacaksanız. Bu çok daha zor bir iş. 
Belli zorlukları belli sıkıntıları daha baştan kabullenmek gerek. Çünkü 
siyasetin bilinmeyeni çok, bileşeni çoktur, değişkeni de çoktur´´ dedi.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;
 Çiçek, şöyle konuştu:&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
 ´´Bütün bunların içinde doğru bir hedef ve çizgi doğru bir yöntem tayin
 etmek bu bizim yakın siyasi tarihiminde üzerinde en fazla durmamız 
gereken bir konu olarak düşünüyorum. Özellikle Türkiye´de en uzun süreli
 parti CHP. Onun dışındaki partilerimizin pek fazla ömrü olmadı. 57 tane
 yanılmıyorsam siyasi parti kapatıldı. Türkiye, sadece ideolojik fay 
hattı üzerinde bir ülke değil. Belki ondan çok daha derin zaman zaman 
belki ondan çok daha kırık zaman zaman siyasi fay hatları üzerindedir. 
Böylesine kırık, böylesine dipten sıkıntılı bir coğrafyada, bir yapı 
üzerinde sağlıklı, kalıcı bir siyasi yapı oluşturmak ve hedef ortaya 
koymakta da ciddi ölçüde zorluk vardır. Bu siyasetin başka bir 
zorluğudur. Particilik anlamında siyasi hayatın çeyrek yüzyılı geçti ama
 siyaseti ülke sorunlarıyla ilgilenmek olarak, çözüm aramak, bu işin 
içinde bulunmak, siyasette hele hele yatay geçiş değil, dikey çıkış 
yapmak istiyorsanız bu manada, bizim üniversite yıllarımız tam da bu 
işlerle uğraştığımız yıllardır. 68 kuşağı deniliyor. Biz üniversiteye 
okumak üzere girdik, ama girdiğimizde üniversitelerde tam da fikir 
çatışmalarının, soğuk savaşların, kamplaşmaların en yaygın, en yoğun 
olduğu bir döneme denk geldik. Dolayısıyla eğer siyaseti buradan 
başlatacaksak, neredeyse yarım yüzyıldır biz ülke meseleleriyle uğraşıp 
duruyoruz. Bu süre zarfında siyasette ikbali gördüm, eğer TBMM 
Başkanlığı ikbal ise bunu gördüm. Siyaset kahır çekmekse onu da 
gördüm... İkbal da gördük, kahır da çektik, çekmeye devam ediyoruz. 
Milletimize helal olsun.&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
 Siyaset fay hattı üzerinde olunca, özellikle etik değerlerin göz ardı 
edildiğini, suçlamaların, gerilimlerin bir siyaset yöntemi haline 
geldiği ortamda siyaset yapmanın çok daha zor olduğunu dile getiren 
Çiçek, ´´Sorumluluk taşıyorsanız olayların bir görünen, bir de 
görünmeyen yönü var. Çağımızda bilgi edinme imkanları arttı. 
Yaşadığımız, gördüğümüz bir çok olayın bir de arka planı vardır´´ dedi.&lt;br&gt;
 &#038;nbsp;&#038;nbsp;&#038;nbsp;&lt;br&gt;
 &lt;strong&gt;Yumruk sıktık&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;
 &#038;nbsp;&#038;nbsp;&#038;nbsp;&#038;nbsp;&lt;br&gt;
 Üniversite yıllarında, siyaseti ´´yumruk sıkmak´´ olarak anladıklarını kaydeden Çiçek, şunları söyledi:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;´´Ömrümün bir kısmı sağ yumruğumu sıkmakla geçti. Karşımızda da sol 
yumruğunu sıkanlar vardı. Sağ yumruk, sol yumruk. Sonra baktık ki iki 
yumruğu kaldıranlar da kaldırtanlar da başkaları... Sorumluluk taşıyıp 
devlette görev başı yapmaya başlayınca neden bu yola gittik. Burada 
rahmetle anmam lazım ben siyasetin yumruk sıkmak değil, el sıkmak 
olduğunu Rahmetli Özal´dan öğrendim, o günden beri el sıkmaya 
çalışıyorum.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;
 İşte uzlaşma dediğimiz de budur. Öteki bir çıkar yol olsaydı, ömrümün 
bir kısmında bu bir itiraf olarak da kabul edilebilir, bayağı yumruk 
sıktık, kuvvetli de sıktık ama hiçbir sorunu çözemedik. Sorunu 
çözemediğimiz gibi, bizi belki cahil de bıraktılar. Bizi Türkiye 
gerçeklerinden de kopuk bıraktılar. Ama ne zaman ki o insanla tanıştım, 
farklı fikirlerde, farklı düşüncede olanlarla birlikte ideolojik 
tartışmalar yerine gücümüzü, enerjimizi, bilgimizi bir havuzda toplayıp 
sorunu birlikte çözme gibi bir imkanı ben 1983´den itibaren bulmaya 
başladım. Bugün geldiğim nokta 1983 evveli ile tam tersi olan bir 
noktadır. Bu da taşıdığımız tecrübelerden. Peki bu neden böyle oluyor 
diye baktığımda onun da sebebini şöyle görüyorum. Kullandığımız zaman 
milletin zamanı, harcadığımız para, koltuk milletin. Kullandığımız yetki
 de millete ait. Dolayısıyla millete ait yetkileri kullanırken bir şeye 
dikkat etmemiz gerekiyor. Bir ideolojik çatışmaların içinden geldiğimiz 
için olaylara hep ideolojik açıdan baktık. Benim fikirlerim, 
düşüncelerim yanlışsa değiştiririm. En azından kabili münakaşa 
fikirlerdir. Bir siyaset adamı için en zayıf noktanın ideolojik körlük 
olduğunu düşünüyorum. Olaylara ideolojiler açısından bakmanın getirdiği 
sıkıntılar olarak görüyorum, yaşadıklarımızı. Siyaset adamı elbette 
belli bir ideali var. Nedir o ideal derseniz şu ideoloji, bu ideolojiden
 ziyade benim idealim, benim ideolojim ben bu millete mensubum, böyle 
bir millete mensup olmaktan dolayı da Allah´a hamd ediyorum. Bu millet 
büyük ve güçlü bir millet, büyük zaferleri kazanmış tertemiz kültürü 
olan bir millet. Böyle bir millete mensup olmak, bizim için bir iftihar 
vesilesidir. Bunu her yerde söylemeliyiz.´´&lt;br&gt;
 &#038;nbsp;&#038;nbsp;&#038;nbsp;&#038;nbsp;&lt;br&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&#038;nbsp; Modernleşmenin yaşandığı toplumlarda ki Türkiye´nin uzun yıllardan beri
 sosyolojik olarak bu çabanın içinde olduğunu anlatan Çiçek, 
´´modernleşmenin olduğu yerde itişip kakışmalar olur, suçlamalar olur, 
gelenek ile yenilik arasında dozajı zaman zaman her olaya göre artan ya 
da eksilen bir kısım suçlamalar olur ama bunu belli bir çerçevede tutmak
 lazım´´ dedi.&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
 Okuduğu bir analizdeki bilgileri paylaşmak istediğini belirten Çiçek, 
´´Günümüzde de tartışmaların son derece sert, ´keşke böyle olmasa´ 
diyebileceğimiz bir dozajda yürüdüğü için, seyrettiği için belki bu 
tecrübelerden istifade ederiz diye düşünüyorum. Çünkü siyasetin yol 
haritasını tecrübe belirler´´ diye konuştu.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;´´Tecrübe ve tecrübe-i bilgi. Bizim toplumumuz kadar da tecrübeyi 
gözardı eden, özellikle siyasetçiler arasında, kendi yaşamadığı sürece 
başkasının yaşadıklarından ders çıkarmayan bir siyaset zümresi var 
Türkiye´de´´ diyen Çiçek, şöyle devam etti:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;
 ´´Kendim de bu işin içerisinde olarak ifade ediyorum. 1950 öncesi CHP 
hükümetlerinde İçişleri Bakanlığı yapmış Mehmet Emin Erişirgil, bir gün 
diyor; ´Karaköy´den Kadıköy´e gidiyorum vapurla. O zaman malum köprüler 
yok. Karşıdan karşıya ulaşım vapurla oluyor. Elimde Mehmet Akif´in 
Safahat kitabı var. Orada vapurda hiç tanımadığım birisi geldi bana 
yaklaştı, dedi ki, bula bula bu softayı mı buldun, dedi. Sonra altına 
not düşüyor diyor ki; benim zamanımda, benim yaşadığım dönemde her 
mektepli tabiri- ona ait- ´züppe´, her genç için de yaşlının adı ´softa´
 demek... Ki, bir dönem züppe ile softa arasında Türkiye bir itişip 
kakışma yaşadı. Sonra çok partili hayat, ilerici gerici sağcı-solcu...&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
 Tam da benim üniversiteye girdiğim yıllarda Türkiye´yi Amerika´ya uşak 
etmek isteyenlerle, Türkiye´yi Rusya´ya satmak, peşkeş çekmek isteyenler
 arasında inanılmaz bir kavga... Bir orta yolu bulan yok. Bizi orta bir 
noktaya davet eden yok. Herkesin vatanseverliğinden karşılıklı şüphe... 
Sonuçta 5000´e yakın insan hayatını kaybediyor dönemde... Kitapla, 
defterle gittiğimiz üniversiteye önce koltuğumuzun altında 40-50 cm´lik 
keser sapı, balta sapı, sopalar, onlar yetmedi kırık dökük de olsa 
piyasadan da bulunsa tabancalar, onlar da yetmedi bir süre sopa, uzun 
menzilli silahlara varıncaya kadar. Türkiye bunları yaşadı. O günden 
beri halen Türkiye´de bu itham geleneği devam ediyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türkiye´nin siyaset tarihi bir suçlamaların tarihidir. Bu suçlamalar 
bize çok şey kaybettiriyor, bizi yoruyor, enerjimizi tükettiriyor. 
Birbirimizi anlamaya, belli bir noktada güç birliği yapmaya, işbirliği 
yapmaya engel teşkil ediyor. O nedenle söylemek istediğim şey şu ki, 
yüzyıllık bu geleceği terk etmemiz gerekiyor. Eğer yeni bir sayfa 
açılacaksa, yeni bir anayasa yapılacaksa, Türkiye modernleşmesini daha 
ileri bir noktaya götürecek, cumhuriyetini, demokrasisini ve bunların 
kazanımlarını daha kalıcı kılacaksa, yapması gereken şey çok zor bir şey
 belki, kendisinin haklı olduğu kadar başkasının da haklı olabileceğini 
kabul etmektir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;
 Elbette, şu, şu, şu gerekçelerle benim söylediklerim doğrudur. Ama 
´karşı tarafın da söylediklerinin dikkate alınması gereken yanları 
vardır, üzerinde düşünülmesi gereken yanları vardır´ tarzındaki bir 
siyasi olgunluğa hepimizin erişmesi gerekiyor. O zaman Türkiye bugün 
karşılaştıkları sorunların, yaşadıklarının çok önemli bir kısmını 
yaşamadan aşabilir.´´&#038;nbsp;&#038;nbsp;&lt;br&gt;&lt;b&gt;&lt;br&gt;&lt;/b&gt;
 Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rıza Ayhan da konuşmasında, Cemil 
Çiçek´i uzun yıllardır takip ettiklerini ve siyasetin ´´Cemil Ağabeyi´´ 
olarak hafızalarda yer ettiğini söyledi. Ayhan, unvanın hayırlı olması 
dileğinde bulundu.&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
 Bu arada TBMM Başkanı Çiçek, törenin yapılacağı üniversiteye gelmeden 
önce isminin Hasan Koç olduğu öğrenilen bir öğrenci slogan attı. 
Güvenlik görevlileri öğrenciyi uzaklaştırırken, tören sırasında ise 
dışarda bir grup öğrencinin Atatürk´ün Gençliğe hitabesini okuduktan 
sonra dağıldıkları bildirildi.&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
 Törene, TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam, Çiçek´in eşi Gülten Çiçek, bazı milletvekilleri ve çok sayıda davetli katıldı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;b&gt;Haber:Abdullah Ortaç/Ankara&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;


</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>23 Subat 2012</yazitarih><yazigun>Perşembe</yazigun><kresim>20120223_7580_5198938251.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>Cemal Süreya''nın şiirlerinden ve düzyazılarından oluşan “Üstü Kalsın” tiyatro oyunu 27 Şubat 2012''..</title><link>Cemal Süreya'nın şiirlerinden ve düzyazılarından oluşan “Üstü Kalsın” tiyatro oyunu 27 Şubat 2012'de yoğun istek üzerine tekrar Ankara da....</link><description>Cemal Süreya''nın şiirlerinden ve düzyazılarından oluşan “Üstü Kalsın” tiyatro oyunu 27 Şubat 2012''de yoğun istek üzerine tekrar Ankara da....</description><tamami>&lt;p style&#061;font-family: Verdana; font-size: 13px; line-height: 18px; text-align: -webkit-left; background-color: rgb(255, 255, 255); &gt;Tiyatro Gerçek tarafından sahnelenen Cemal Süreya’nın şiirlerinden ve düzyazılarından oluşan “Üstü Kalsın” tiyatro oyunu 27 Şubat 2012’de yoğun istek üzerine tekrar Ankara da....&lt;/p&gt;&lt;br style&#061;font-family: Verdana; font-size: 13px; line-height: 18px; text-align: -webkit-left; background-color: rgb(255, 255, 255); &gt;&lt;div style&#061;font-family: Verdana; font-size: 13px; line-height: 18px; text-align: -webkit-left; background-color: rgb(255, 255, 255); &gt;&lt;br&gt;&lt;span style&#061;color: rgb(38, 33, 32); font-family: &#038;acute;Trebuchet MS&#038;acute;, Helvetica, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19px; background-color: rgb(242, 238, 223); &gt;Cemal Süreya’yı doğumunun 80. yılında Üstü Kalsın adlı gösteride şiirleriyle tanıyacak, aşklarına, yaşadıklarına, mısralarda eşlik edeceksin.&lt;/span&gt;&lt;br style&#061;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; font-size: 14px; color: rgb(38, 33, 32); font-family: &#038;acute;Trebuchet MS&#038;acute;, Helvetica, sans-serif; line-height: 19px; background-color: rgb(242, 238, 223); &gt;&lt;br&gt;&lt;br style&#061;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; font-size: 14px; color: rgb(38, 33, 32); font-family: &#038;acute;Trebuchet MS&#038;acute;, Helvetica, sans-serif; line-height: 19px; background-color: rgb(242, 238, 223); &gt;&lt;br&gt;&lt;span style&#061;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; font-size: 14px; color: rgb(38, 33, 32); font-family: &#038;acute;Trebuchet MS&#038;acute;, Helvetica, sans-serif; line-height: 19px; background-color: rgb(242, 238, 223); font-weight: bold; &gt;Üstü Kalsın,&lt;/span&gt;&lt;span style&#061;color: rgb(38, 33, 32); font-family: &#038;acute;Trebuchet MS&#038;acute;, Helvetica, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19px; background-color: rgb(242, 238, 223); &gt;&#038;nbsp;Tiyatro Gerçek tarafından sahnelenen, Cemal Süreya’nın şiirlerinden ve bazı düzyazı metinlerinden oluşan, müziğin şiirlere eşlik ettiği tek perdelik bir gösteri. Simgeler ve çağrışımlarla düzenlenmiş sahne atmosferinde oyuna Hakan Gerçek ve Tilbe Salim şairin büyüleyici şiirlerine hayat veriyor.&lt;/span&gt;&lt;br style&#061;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; font-size: 14px; color: rgb(38, 33, 32); font-family: &#038;acute;Trebuchet MS&#038;acute;, Helvetica, sans-serif; line-height: 19px; background-color: rgb(242, 238, 223); &gt;&lt;br&gt;&lt;br style&#061;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; font-size: 14px; color: rgb(38, 33, 32); font-family: &#038;acute;Trebuchet MS&#038;acute;, Helvetica, sans-serif; line-height: 19px; background-color: rgb(242, 238, 223); &gt;&lt;br&gt;&lt;span style&#061;color: rgb(38, 33, 32); font-family: &#038;acute;Trebuchet MS&#038;acute;, Helvetica, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19px; background-color: rgb(242, 238, 223); &gt;“Üstü Kalsın” tiyatro oyunu 27 Şubat 2012’de yoğun istek üzerine tekrar Ankara Devlet Tiyatrosu Akün Sahnesi’nde!&lt;/span&gt;&lt;br style&#061;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; font-size: 14px; color: rgb(38, 33, 32); font-family: &#038;acute;Trebuchet MS&#038;acute;, Helvetica, sans-serif; line-height: 19px; background-color: rgb(242, 238, 223); &gt;&lt;br&gt;&lt;br style&#061;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; font-size: 14px; color: rgb(38, 33, 32); font-family: &#038;acute;Trebuchet MS&#038;acute;, Helvetica, sans-serif; line-height: 19px; background-color: rgb(242, 238, 223); &gt;&lt;br&gt;&lt;span style&#061;color: rgb(38, 33, 32); font-family: &#038;acute;Trebuchet MS&#038;acute;, Helvetica, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19px; background-color: rgb(242, 238, 223); &gt;Tek perdeden oluşan oyun ve 65 dakika süren Oyun Başkentli tiyatroseverlerden büyük ilgi görmesi bekleniyor.&lt;/span&gt;&lt;br style&#061;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; font-size: 14px; color: rgb(38, 33, 32); font-family: &#038;acute;Trebuchet MS&#038;acute;, Helvetica, sans-serif; line-height: 19px; background-color: rgb(242, 238, 223); &gt;&lt;br&gt;&lt;br style&#061;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; font-size: 14px; color: rgb(38, 33, 32); font-family: &#038;acute;Trebuchet MS&#038;acute;, Helvetica, sans-serif; line-height: 19px; background-color: rgb(242, 238, 223); &gt;&lt;br&gt;&lt;span style&#061;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; font-size: 14px; color: rgb(38, 33, 32); font-family: &#038;acute;Trebuchet MS&#038;acute;, Helvetica, sans-serif; line-height: 19px; background-color: rgb(242, 238, 223); font-weight: bold; &gt;Geçmişten günümüze yankılanan dizeler;&lt;/span&gt;&lt;br style&#061;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; font-size: 14px; color: rgb(38, 33, 32); font-family: &#038;acute;Trebuchet MS&#038;acute;, Helvetica, sans-serif; line-height: 19px; background-color: rgb(242, 238, 223); font-weight: bold; &gt;&lt;br&gt;&lt;span style&#061;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; font-size: 14px; color: rgb(38, 33, 32); font-family: &#038;acute;Trebuchet MS&#038;acute;, Helvetica, sans-serif; line-height: 19px; background-color: rgb(242, 238, 223); font-weight: bold; &gt;Cemal Süreya’nın şiirleri…&lt;/span&gt;&lt;br style&#061;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; font-size: 14px; color: rgb(38, 33, 32); font-family: &#038;acute;Trebuchet MS&#038;acute;, Helvetica, sans-serif; line-height: 19px; background-color: rgb(242, 238, 223); font-weight: bold; &gt;&lt;br&gt;&lt;span style&#061;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; font-size: 14px; color: rgb(38, 33, 32); font-family: &#038;acute;Trebuchet MS&#038;acute;, Helvetica, sans-serif; line-height: 19px; background-color: rgb(242, 238, 223); font-weight: bold; &gt;Metin ve sahneye uygulayan:&lt;/span&gt;&lt;span style&#061;color: rgb(38, 33, 32); font-family: &#038;acute;Trebuchet MS&#038;acute;, Helvetica, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19px; background-color: rgb(242, 238, 223); &gt;&#038;nbsp;Atilla Birkiye&lt;/span&gt;&lt;br style&#061;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; font-size: 14px; color: rgb(38, 33, 32); font-family: &#038;acute;Trebuchet MS&#038;acute;, Helvetica, sans-serif; line-height: 19px; background-color: rgb(242, 238, 223); &gt;&lt;br&gt;&lt;span style&#061;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; font-size: 14px; color: rgb(38, 33, 32); font-family: &#038;acute;Trebuchet MS&#038;acute;, Helvetica, sans-serif; line-height: 19px; background-color: rgb(242, 238, 223); font-weight: bold; &gt;Oyuncular:&#038;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style&#061;color: rgb(38, 33, 32); font-family: &#038;acute;Trebuchet MS&#038;acute;, Helvetica, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19px; background-color: rgb(242, 238, 223); &gt;Hakan Gerçek, Tilbe Salim&lt;/span&gt;&lt;br style&#061;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; font-size: 14px; color: rgb(38, 33, 32); font-family: &#038;acute;Trebuchet MS&#038;acute;, Helvetica, sans-serif; line-height: 19px; background-color: rgb(242, 238, 223); &gt;&lt;br&gt;&lt;span style&#061;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; font-size: 14px; color: rgb(38, 33, 32); font-family: &#038;acute;Trebuchet MS&#038;acute;, Helvetica, sans-serif; line-height: 19px; background-color: rgb(242, 238, 223); font-weight: bold; &gt;Müzik:&lt;/span&gt;&lt;span style&#061;color: rgb(38, 33, 32); font-family: &#038;acute;Trebuchet MS&#038;acute;, Helvetica, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19px; background-color: rgb(242, 238, 223); &gt;&#038;nbsp;Aria (Cengiz Onural - Bora Ebeoğlu)&lt;/span&gt;&lt;br style&#061;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; font-size: 14px; color: rgb(38, 33, 32); font-family: &#038;acute;Trebuchet MS&#038;acute;, Helvetica, sans-serif; line-height: 19px; background-color: rgb(242, 238, 223); &gt;&lt;br&gt;&lt;span style&#061;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; font-size: 14px; color: rgb(38, 33, 32); font-family: &#038;acute;Trebuchet MS&#038;acute;, Helvetica, sans-serif; line-height: 19px; background-color: rgb(242, 238, 223); font-weight: bold; &gt;Işık ve yönetmen yard:&lt;/span&gt;&lt;span style&#061;color: rgb(38, 33, 32); font-family: &#038;acute;Trebuchet MS&#038;acute;, Helvetica, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19px; background-color: rgb(242, 238, 223); &gt;&#038;nbsp;Sema Öztaş&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br style&#061;font-family: Verdana; font-size: 13px; line-height: 18px; text-align: -webkit-left; background-color: rgb(255, 255, 255); &gt;&lt;div style&#061;font-family: Verdana; font-size: 13px; line-height: 18px; text-align: -webkit-left; background-color: rgb(255, 255, 255); &gt;&lt;br&gt;&#038;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style&#061;font-family: Verdana; font-size: 13px; line-height: 18px; text-align: -webkit-left; background-color: rgb(255, 255, 255); &gt;&lt;strong&gt;HABER:ABDULLAH ORTAÇ/ANKARA&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br class&#061;Apple-interchange-newline&gt;
</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>23 Subat 2012</yazitarih><yazigun>Perşembe</yazigun><kresim>20120223_7580_2788354755.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>HTGF  Genel Başkanı Oğuzhan Kılıç,Kışkırtıcılık ve Milliyetçilik yaptığı Gerekçesiyle  Amsterdam bel..</title><link>HTGF  Genel Başkanı Oğuzhan Kılıç,Kışkırtıcılık ve Milliyetçilik yaptığı Gerekçesiyle  Amsterdam belediye başkanlığı makamına davet edildi.</link><description>HTGF  Genel Başkanı Oğuzhan Kılıç,Kışkırtıcılık ve Milliyetçilik yaptığı Gerekçesiyle  Amsterdam belediye başkanlığı makamına davet edildi.</description><tamami>&lt;p class&#061;MsoNormal&gt;&lt;b&gt;&lt;span style&#061;font-size:10.5pt;font-family:''Arial'',''sans-serif''&gt;Hollanda’nın
başkenti Amsterdam’da Hollanda Türklerinin tarihi bakımından akıllara durgunluk
veren bir ilk yaşandı. Türk gençlerine yönelik çalışmalarıyla bilinen Hollanda
Türk Gençlik Kuruluşları Federasyonu’nun (HTGF) Genel Başkanı Oğuzhan Kılıç,
açıklamaları sebep gösterilerek Atatürkçülük ve Türk milliyetçiliği/ulusçuluğu
yaptığı ve ifadelerde bulunduğu gerekçe ve suçlamasıyla Amsterdam belediye
başkan danışmanları tarafından Amsterdam belediye başkanlığı makamına davet
edildi. Belediye ve HTGF kurmayları arasındaki görüşmenin 23 Şubat 2012
Perşembe günü saat 10.00-11.30 arası yapılacağı belirtildi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class&#061;MsoNormal&gt;&lt;b&gt;&lt;span style&#061;font-size:10.5pt;font-family:''Arial'',''sans-serif''&gt;&lt;o:p&gt;&#038;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class&#061;MsoNormal&gt;&lt;b&gt;&lt;span style&#061;font-size:10.5pt;font-family:''Arial'',''sans-serif''&gt;Kısa
süre önce Amsterdam’da dernekleri kapatılan terör örgütü PKK mensupları ile
onları destekleyen radikal görüşlerle bilinen Türk düşmanı köktenci kişiler
tarafından belediye’ye yapılan ihbarlar sonucunda böyle bir girişimin yapıldı
ve federasyon çalışmalarında güvenlik sorunlarının olduğu öğrenildi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class&#061;MsoNormal&gt;&lt;span style&#061;font-size:10.5pt;font-family:''Arial'',''sans-serif''&gt;&lt;o:p&gt;&#038;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class&#061;MsoNormal&gt;&lt;span style&#061;font-size:10.5pt;font-family:''Arial'',''sans-serif''&gt;Hollanda
Türk Gençlik Kuruluşları Federasyonu (HTGF) Merkez Yönetim Kurulu adına Genel
Başkan Yardımcısı Denizhan Murat Üresin yaptığı açıklamada; &lt;i&gt;“Kamu ve hukuk
düzenine aykırı hareket edenlerin varlığı herkesin bildiği bir gerçektir.
Hollanda’da dahi hukuk dışı tüm eylem ve faaliyetleriyle ünlenmiş dernekleri
bilinen bölücü ırkçı-Stalinist terör örgütünün Hollanda’da bulunan uzantıları
hummalı bir çalışma içinde kendine göre düşman belledikleri; Türklere karşı
ahlaksız ve ırkçı bir karalama kampanyası içindeler. Bu bağlamda; sürekli
dayanaksız suçlama ve iftira (töhmet) çalışmaları içindeler. Türk düşmanı
tetikçi ve fundamentalist bir sözde yayın organ vasıtasıyla siyasi partilerde
ve toplumsal yaşamda arkadaşlarımızın önünü kesmek istemektedirler, hedef
gösterilmektedirler. Bu yetmediği gibi birde; sadece düşündüğü için, barışçıl
düşüncelere sahip olduğu için saldırıya uğrayan arkadaşlarımız olmuştur.
Örneğin eski HTGF Genel Başkan Yardımcısı İmdat Kaymaz, 30 Kasım 2011’de
Zaanstad-Zaandam kentinde saldırıya uğramıştı. Kaymaz’ın kaburga kemikleri
kırılmış, kaşı açılmış, eli yaralanmış ve kan kaybına uğramıştı. Açılan kaşına
dikiş atılmış ve tedavisi yapılmıştı. Bu sefer bir ilk olarak, saldırıyı
düzenleyen terör örgütü PKK militanı 2 kişi polis tarafından gözaltına alınarak
tutuklanmıştı. PKK’lı teröristlerden birinin 30 yaşında olup Bunschoten’dan
geldiği diğerininse 29 yaşında olup Amersfoort’tan geldiği tespit edildi.
Kaymaz, böceğe dahi zarar vermeyen bir kişidir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class&#061;MsoNormal&gt;&lt;i&gt;&lt;span style&#061;font-size:10.5pt;font-family:''Arial'',''sans-serif''&gt;&lt;o:p&gt;&#038;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class&#061;MsoNormal&gt;&lt;i&gt;&lt;span style&#061;font-size:10.5pt;font-family:''Arial'',''sans-serif''&gt;Birçok
karalama kampanyasına karşı yargı sürecini başlattığımız gibi bu saldırgan
teröristlerin yargılanmalarına da devam edilmektedir. Bu süreç daha tamamlanmış
değil. Tüm öbür olaylarda ise kamu otoritelerinin vurdumduymazlığı teröristlere
davetiye çıkartmaktadır. Teröristler karaladıkları; Türk kanaat önderi,
siyasetçi, düşünür, yazar, akademisyen, gazeteci ve gençleri aynı yönetmelere
sordukları ve aradıkları bilinen bir gerçektir. Hrant Dink’in durumuna
düştüğümüzü anımsıyorum. Oda öldürülmeden önce İstanbul valiliğine çağrılarak
uyarılmıştı. Devletin görevi derin siyasi oyunlara girmeden vatandaşını
korumaktır. Hukuk herkesi bağladığı gibi devlet aygıtını tüm eylem ve
işlemlerinde de bağlar. Teröristler, özellikle son 4 ay içinde sadece kent
olarak Amsterdam değil başta Zaanstad, Lahey, Arnhem ve Amersfoort olmak üzere
tüm Hollanda’da yaşayan insanları ve özellikle Türkleri terörize etmektedirler.
Dün haraç kesip insanları soyuyorlardı, insanları ve girişimcilerimizi
kaçırıyorlardı. Bunun yanı sıra bunlar bugün birde siyasal alanda faaller;
karar vericileri ve politika yapıcıları yalanlarla yanıltmak ve manipüle ederek
lehlerinde Türklere karşı yönlendirmek istiyor. Etkin konumdaki Türkleri
‘ırkçı’ olarak yaftalıyorlar, fişliyorlar ve yalan ve yersiz olarak
‘Türkiye’den gelen sözde etki’den, ‘Ankara’nın uzun eli’nden bahsederek kamu
otoritelerini infiale, paniğe sevk etmektedirler. Toplumda ırkçılığın, terörün
ve radikalleşmenin kaynağı bu odaklar entegrasyona (uyuma)kökten karşı
çıktıkları gibi sorunlarını huzurumuzu bozacak derecede Hollanda’ya taşımakta
kararlı oldukları eylemleriyle sabittir. Birçok defa yaptığımız gibi kamu
otoritelerini göreve davet ediyoruz. Son 4 ayda gelişen gelişmeler üzerine
STK’larla Amsterdam Anakent Belediye’sinde ve Belediye Başkanının öncülüğünde
26 Ekim, 16 Kasım 2011 ve 11 Ocak 2012 tarihlerinde toplantılar yapıldı. Bu
toplantılarda; polisiye ve adli olduğu sabit olan olayların siyasallaştırılması
isteğinin belli bir takım derin planlara hizmet etmeye yönelik olduğunu ve
terör örgütlerinin meşrulaştırılmalarının mümkün olmadığını her seferinde dile
getirdik. Türk gençliği, Hollanda topraklarında serbest gezen terörist Türk
düşmanlarına ve terörizme hizmet eden baskı maksatlı tepeden inmiş emperyalist
planlara boyun eğmeyecektir, eğmemiştir, demokrasi ve hukuk zemininde yoluna
devam edecektir. HTGF’in saygın teşkilatları ve tabanı; büyük Atatürk’ü ölümsüz
önder kabul eden demokratik yaşam kültürüne sahip, hiçbir emperyalist odaktan
buyruk ve para almayan bir kitle oluşumudur. Türk düşmanlarına direnmek
kendimize, insanlığa ve toplumumuza olan saygının gereğidir. Genel Başkanımızın
dediği gibi herkesi dayanışma içinde barış’a çağırıyoruz. Şiddet ve teröre
karşı dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz.”Dedi.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span style&#061;font-size:10.5pt;font-family:''Arial'',''sans-serif''&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class&#061;MsoNormal&gt;&lt;font face&#061;Arial, sans-serif&gt;&lt;span style&#061;font-size: 14px;&gt;&lt;i&gt;HABER:ABDULLAH ORTAÇ&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class&#061;MsoNormal&gt;&lt;span style&#061;font-size:10.5pt;font-family:''Arial'',''sans-serif''&gt;&lt;o:p&gt;&#038;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;
</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>23 Subat 2012</yazitarih><yazigun>Perşembe</yazigun><kresim>20120223_7580_2632257343.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>Toplanan TBMM Başkanlık Divanı yaptığı toplantıda tutuklu 8 Milletvekilinin Özlük haklarının verilme..</title><link>Toplanan TBMM Başkanlık Divanı yaptığı toplantıda tutuklu 8 Milletvekilinin Özlük haklarının verilmesi yönünde karar aldı.</link><description>Toplanan TBMM Başkanlık Divanı yaptığı toplantıda tutuklu 8 Milletvekilinin Özlük haklarının verilmesi yönünde karar aldı.</description><tamami>&lt;p style&#061;font-family: Verdana; font-size: 13px; line-height: 18px; text-align: -webkit-left; background-color: rgb(255, 255, 255); &gt;&lt;span class&#061;anaMetinTextAciklama&gt;TBMM Başkanlık Divanı, tutuklu 8 milletvekiline maaşlarının ödenmesini kararlaştırdı.&#038;nbsp;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Başkanlık Divanı´nın, TBMM Başkanı Cemil Çiçek Başkanlığında yapılan toplantısında, tutuklu milletvekillerinin tüm özlük haklarından yararlandırmaları, ödenek ve yollukların verilmesi kararı alındı. &#038;nbsp;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style&#061;font-family: Verdana; font-size: 13px; line-height: 18px; text-align: -webkit-left; background-color: rgb(255, 255, 255); &gt;&lt;br&gt;TBMM Genel Sekreteri İrfan Neziroğlu imzalı ve TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in olur imzasıyla, Başkanlık makamına gönderilen “tutuklu milletvekilleri” konulu yazıda, Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım, Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Ayhan, Şırnak milletvekilleri Selma Irmak ve Faysal Sarıyıldız, Van Milletvekili Kemal Aktaş, İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, İstanbul Milletvekili Engin Alan ve Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal’ın tutuklu bulunmaları nedeniyle Anayasa’nın 81. maddesinde belirtilen ant içme gereğini yerine getirmedikleri belirtildi.&lt;/p&gt;&lt;p style&#061;font-family: Verdana; font-size: 13px; line-height: 18px; text-align: -webkit-left; background-color: rgb(255, 255, 255); &gt;Bugün Sabah Saatlerinde Toplanan TBMM Başkanlık Divanı yaptığı toplantıda tutuklu 8 Milletvekilinin Özlük haklarının verilmesi yönünde karar aldı.&lt;/p&gt;&lt;p style&#061;font-family: Verdana; font-size: 13px; line-height: 18px; text-align: -webkit-left; background-color: rgb(255, 255, 255); &gt;&lt;b&gt;HABER:ABDULLAH ORTAÇ/ANKARA&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;

</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>22 Subat 2012</yazitarih><yazigun>Çarşamba</yazigun><kresim>20120222_7580_2462427020.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>Mesleki ve Sosyal alanda bilinçli birey ve anne olmalarını amaçlayan Aile Merkezleri model oluyor. ..</title><link>Mesleki ve Sosyal alanda bilinçli birey ve anne olmalarını amaçlayan Aile Merkezleri model oluyor. </link><description>Mesleki ve Sosyal alanda bilinçli birey ve anne olmalarını amaçlayan Aile Merkezleri model oluyor. </description><tamami>&lt;p class&#061;MsoNormal align&#061;center style&#061;text-align:center&gt;&lt;b&gt;&lt;span style&#061;font-size:8.0pt&gt;&lt;o:p&gt;&#038;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class&#061;MsoNormal style&#061;text-align:justify&gt;&lt;b&gt;&lt;span style&#061;font-size:11.0pt;font-family: arial,sans-serif&#061;&gt;&#038;nbsp;Mamak Belediyesi’nin, kadınların eğitim
faaliyetini yükseltmelerini, kendilerini geliştirmelerini, mesleki ve sosyal
alanda bilinçli birey ve anne olmalarını amaçlayan Aile Merkezleri model
oluyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class&#061;MsoNormal style&#061;text-align:justify&gt;&lt;span style&#061;font-size:11.0pt;
font-family: arial,sans-serif&#061;&gt;Genç yaşlı tüm bireyler dikkate alınarak
hizmet veren Aile Merkezleri’nde yaşlılar için sohbet odalarından, sinema
günlerine, kültür gezilerinden, meslek edindirme kurslarına kadar bütün
detaylar mevcut.&#038;nbsp; Birçok Belediye yetkilisi
Mamak Belediyesi’nin Aile Merkezi Projesini uygulamaya koymak için
incelemelerde bulunmak üzere Mamak Belediyesi’ne geliyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class&#061;MsoNormal style&#061;text-align:justify&gt;&lt;span style&#061;font-size:11.0pt;
font-family: arial,sans-serif&#061;&gt;&lt;o:p&gt;&#038;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class&#061;MsoNormal style&#061;text-align:justify&gt;&lt;span style&#061;font-size:11.0pt;
font-family: arial,sans-serif&#061;&gt;Mamak Belediyesi’nin uygulamaya koyduğu Aile
Merkezleri, ailelerin birlik ve beraberliği aile içi huzurun yanı sıra,
bayanların hem fiziksel hem de zihinsel sağlıklarına katkı sağlayacak
etkinlikler düzenliyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class&#061;MsoNormal style&#061;text-align:justify&gt;&lt;span style&#061;font-size:11.0pt;
font-family: arial,sans-serif&#061;&gt;&lt;o:p&gt;&#038;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class&#061;MsoNormal style&#061;text-align:justify&gt;&lt;span style&#061;font-size:11.0pt;
font-family: arial,sans-serif&#061;&gt;Mamak Belediye Başkanı Mesut Akgül, Aile
Merkezlerindeki uygulamaları büyük bir başarı ile sürdürdüklerini belirterek
Aile Merkezleri’nin Model olarak alındığını söyledi. Akgül” Mamak’ımızın
çeşitli bölgelerinde bulunan Aile Merkezlerimiz de aktif iki bin kursiyerimiz
eğitim görüyor. Kursiyerlerimiz kendi alanlarında uzman eğitimciler tarafından
ücretsiz olarak yirmi farklı alanda eğitim alıyor. Merkezimizde kurslarımızın
yanı sıra, aile okulu, seminerler, sinema günleri, çay sohbetleri ve psikolojik
danışmanlık desteği de veriliyor. Bu kültür yuvalarından binlerce hanım
faydalanıyor. Aile Merkezlerimiz hem anneler hem de anne adaylarına büyük yarar
sağlıyor. Ayrıca hanımların eğitim kalitesini yükseltmek, kendilerini
geliştirmek, mesleki ve sosyal alanda bilinçli birey ve anne olabilmelerini
sağlıyor. Mamak’ta bu yıl içinde yeni Aile Merkezlerimiz de hizmete girecek.
Bunun yanı sıra çalışmaları devam eden Aile Merkezlerimizi de kazandıracağız.
Aile Merkezlerimizdeki uygulamalarımızı beğenen çok sayıda belediye yetkilisi
Aile Merkezi’mizde incelemelerde bulunarak projemizi model alıyor ve bu da bizi
son derece mutlu ediyor.”dedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class&#061;MsoNormal style&#061;text-align:justify;text-indent:35.4pt&gt;&lt;span style&#061;font-size:11.0pt;font-family: arial,sans-serif&#061;&gt;&lt;o:p&gt;&#038;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class&#061;MsoNormal style&#061;text-align:justify&gt;&lt;span style&#061;font-size:11.0pt;
font-family: arial,sans-serif&#061;&gt;&#038;nbsp;Aile
Merkezleri’nde kursiyerlere kişisel gelişim, cilt bakımı, psikoloji, adab-ı
muaşeret, sağlıklı beslenme, medeni kanun, geri dönüşüm, hasta hakları ve kadın
doğum üzerine eğitimler veriliyor. Yine merkezde yirmi farklı branşta meslek
edindirme kursları ile bayanlara hem el becerilerini geliştirmeleri hem de aile
bütçelerine katkıda bulunmaları için olanak sağlanıyor. Bayanlar spor
merkezlerinde spor hocaları gözetiminde yaş ve sağlık durumlarına uygun olarak
spor yapabiliyor. Düzenlenecek seminerler, şiir ve sanatsal dinletiler, sinema
günlerinde hanımlar arasında birlik ve beraberliği de pekiştirecek. Merkeze üye
olan bayanlar dönüşümlü olarak kültür gezilerine de katılabilecek. Aile
Merkezleri’nde ayrıca özel tasarlanmış sohbet odaları da bulunuyor. Bu odalarda
hanımlar karşılıklı sohbet ediyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class&#061;MsoNormal style&#061;text-align:justify&gt;&lt;span style&#061;font-family: Arial, sans-serif; font-size: 11pt; &gt;&#038;nbsp; &#038;nbsp; &#038;nbsp;&#038;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style&#061;font-family: Arial, sans-serif; font-size: 11pt; &gt;Başak, Türközü, Ahmet Yesevi, Laika Akbilek, Lalahan ve Kutludüğün Aile
Merkezleri’nde faaliyetlerini sürdüren Mamak Belediyesi, Yeşilbayır, Karaağaç
ve Fahrikorutürk mahalleleri2nde 3 yeni Aile Merkezini daha bu yıl içinde
hizmete açacak.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class&#061;MsoNormal style&#061;text-align:justify&gt;&lt;span style&#061;font-size:11.0pt;
font-family: arial,sans-serif&#061;&gt;&lt;o:p&gt;&#038;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p class&#061;MsoNormal style&#061;text-align:justify&gt;&lt;span style&#061;font-size:11.0pt;
font-family: arial,sans-serif&#061;&gt;&#038;nbsp; &#038;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;b&gt;HABER:ABDULLAH
ORTAÇ/ANKARA&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;

</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>22 Subat 2012</yazitarih><yazigun>Çarşamba</yazigun><kresim>20120222_7580_1913263202.gif</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>MHP de Öcalan''la Görüştü İddiası..</title><link>MHP de Öcalan'la Görüştü İddiası</link><description>MHP''nin ortağı olduğu ANASOL-M Hükümeti döneminde devletin Öcalan''la görüşme yaptığı iddia edildi.</description><tamami>&lt;div&gt;BDP&#038;acute;li Hasip Kaplan, görüşmeye avukat olarak bizzat şahit olduğunu açıklarken, AK Partili Ömer Çelik Bu MHP&#038;acute;nin tezlerini sarsar dedi. Devlet görevlilerinin görüşme sonrası Öcalan&#038;acute;ın el yazılı notlarını MHP&#038;acute;li bakanlarla da paylaştığı belirtiliyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;99&#038;acute;DAN BERİ GÖRÜŞÜLÜYOR&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yeni Şafak gazetesinin haberine göre; MİT Kanunu&#038;acute;na ilişkin değişiklik Genel Kurulu&#038;acute;da görüşülürken MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ile BDP&#038;acute;li Hasip Kaplan&#038;acute;ın tartışmaları ANASOL-M Hükümeti döneminde devletin Öcalan&#038;acute;la yaptığı görüşmeleri deşifre etti. Kaplan, 99&#038;acute;daki görüşmelere avukat olarak bizzat şahit olduğunu açıkladı. Genel Kurul&#038;acute;daki Öcalan&#038;acute;la görüşme tartışması şu şekilde başlamıştı. Adalet Bakanı Sadullah Ergin, devletin 1999&#038;acute;dan beri Öcalan&#038;acute;la görüştüğünü ve ihtiyaç olursa görüşmelerin süreceğini söyledi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;VURAL İTİRAZ ETTİ: ŞEREF SORUNUDUR&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ergin&#038;acute;e tepki gösteren MHP&#038;acute;li Oktay Vural, Koalisyon hükümeti döneminde İmralı ile müzakere, diyalog ile ilgili siyasi anlamda görevlendirme olduğunu iddia eden varsa, burada açıklamak şeref ve haysiyet sorunudur ifadelerini kullandı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;HASİP KAPLAN: GÖZLERİMLE GÖRDÜM&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan bunun üzerine söz alarak Vural&#038;acute;ı yalanladı. Kaplan, Koalisyon hükümeti döneminde, 99 yılında görüşmeler yapıldı. Gözlerimle gördüm. Yani şimdi, ben avukat olarak gözlerimle gördüm. Oralara giden, görüşen memurlar, istihbarat, hepsi, hükümetlere bağlı değil mi? ifadelerini kullandı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık da 1999&#038;acute;daki görüşmeleri doğrularken bu görüşmeler sonrasında PKK&#038;acute;nın silahlı militanlarının ülke dışına çıkıp idam cezasının kaldırıldığını ileri sürdü ve Bu görüşmeler İmralı&#038;acute;da yapılmıştır dedi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;ÖMER ÇELİK: MHP&#038;acute;NİN TEZLERİ SARSILIR&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, tartışma sonucu deşifre olan görüşmeler için dün Twitter&#038;acute;da şu değerlendirmeleri yaptı:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İlginç bir tabloyla karşı karşıyayız. Terörle sıfır soruna diyerek, demokratik yaklaşımı mahkum etmeye çalışan refleksin başka yüzü çıktı ortaya. Nitekim Ergenekon sanığı bir orgeneralin, Öcalan&#038;acute;ın teröristleri ülke dışına çıkarması sırasında bir kısmı içerde kalsın, lazım olur dediği ortaya çıkmıştı. Çünkü MHP sıfır terör sonucuna terörle mücadele sonucunda ulaşıldığını iddia etti şimdiye kadar. Ama bir müzakere olduğu ortaya çıkıyor. Bu durum MHP&#038;acute;nin biz iktidardan ayrılırken ülkeyi sıfır terörle teslim ettik tezini sarsacak derecede. Ayrıca Bahçeli&#038;acute;nin, Öcalan&#038;acute;ın idam edilmemesi protokolüne imza atmasının bu görüşmeler neticesinde olduğunu söylediler.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;ÖCALAN&#038;acute;IN MEKTUPLARI MHP&#038;acute;LİLERE DE VERİLDİ&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Devletin ilgili kurumlarının İmralı&#038;acute;daki görüşmeler sonrası Abdullah Öcalan&#038;acute;ın el yazısı notlarını MHP&#038;acute;li bakanlarla da paylaştığı belirtiliyor. Devletin Öcalan ile görüştüğü ve Öcalan&#038;acute;ın İmralı&#038;acute;dan Kandil&#038;acute;le görüştürüldüğü iddiaları daha önce de gündeme gelmişti.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Barzani&#038;acute;nin lideri olduğu KDP&#038;acute;nin Genel Sekreteri Fazıl Mirani de Beyrut&#038;acute;ta yayınlanan El-Müstakbel gazetesine verdiği bir mülakatta Öcalan&#038;acute;ın ilk Türkiye&#038;acute;ye getirildiği dönemde Kandil ile telefonla görüştürüldüğünü söylemişti. Öcalan&#038;acute;ın 12 Nisan 1999&#038;acute;da avukatları ile yaptığı görüşmede hükümetle 8 maddelik pazarlık yürütülmesi için talimat verdiği belirlenmişti.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İDAMI ÖNLEYEN BAHÇELİ İMZALI PROTOKOL&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Başbakan Erdoğan ise daha önce Öcalan&#038;acute;ın idamını engelleyen &#038;acute;Devlet Bahçeli imzalı&#038;acute; protokolü açıklamıştı. Erdoğan&#038;acute;ın açıkladığı protokol MHP, DSP, ANAP koalisyonunun 12 Ocak 2000&#038;acute;de imzaladığı protokol ile Öcalan&#038;acute;ın idamını ertelediğini gösteriyordu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;
</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>22 Subat 2012</yazitarih><yazigun>Çarşamba</yazigun><kresim>20120222_7580_4998742938.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>Yabancı Hekimin ''Türkçe'' Bilmesi Şart..</title><link>Yabancı Hekimin 'Türkçe' Bilmesi Şart</link><description>Yabancı hekimlerin Türkiye''de çalışma koşulları belirlendi.</description><tamami>&lt;div&gt;Yabancı sağlık meslek mensuplarının Türkiyede özel sağlık kuruluşlarında çalışma usul ve esaslarına dair yönetmelik, Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yayımlandı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Türkiye&#038;acute;de özel sağlık kuruluşlarında yabancı hekimlerin çalışabilmesi için diploma ve/veya uzmanlık belgelerinin denkliği, ilgili merci tarafından onaylanması ve Bakanlıkça tescil edilmesi; Türkçe dil sınavında Avrupa Dil Portfolyosu kriterlerine göre veya üzeri seviyede başarılı olmaları gerekiyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yabancı hekimlerin, ilgili mevzuata göre Türkiyede çalışma ve ikamet izni almış olması, zorunlu mesleki mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunlu olacak.&lt;/div&gt;
</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>22 Subat 2012</yazitarih><yazigun>Çarşamba</yazigun><kresim>20120222_7580_5934869647.gif</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>İzmir''de Facianın Eşiğinden Dönüldü..</title><link>İzmir'de Facianın Eşiğinden Dönüldü</link><description>İzmir''in Bornova ilçesinde, bir kahvehanenin köşesine konulan el yapımı boru tipi bomba patladı.</description><tamami>&#038;nbsp;Kahvehanenin camları kırıldı. Olayda ölen ya da yaralanan olmadı.Patlama, Doğanlar Mahallesi 1506 Sokakta, saat 01.00 sıralarında meydana geldi. Kahvehanenin yanına kimlikleri belirsiz kişi ya da kişilerce konulan bomba büyük bir gürültüyle patladı.&#038;nbsp;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;O saatte kahvehanenin kapalı olması ve sokakta kimsenin bulunmaması facianın önüne geçti. Polis ekipleri olay yerinde incelemelerde bulundu. Bombanın, el yapımı ve boru tipi olduğu belirlendi. Bombayı koyan kişi ya da kişilerin kimliklerin tespitine çalışıldığı ve bombanın ne amaçla konulduğunun araştırıldığı öğrenildi. Olayla ilgili çok yönlü soruşturma başlatıldı.&lt;/div&gt;</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>22 Subat 2012</yazitarih><yazigun>Çarşamba</yazigun><kresim>20111218_6047_5957605243.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>Yeni dolandırıcılık yöntemi..</title><link>Yeni dolandırıcılık yöntemi</link><description>Emniyet Genel Müdürlüğü, +393''le başlayan telefon numaralarının dolandırıcılık amacıyla kullanıldığını konusunda uyarıda bulundu.</description><tamami>&lt;div&gt;Emniyet Genel Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamada, “+393 ile başlayan numaralarla arayarak dolandırıcılık yapmaya çalışanlar taktik değiştirdi. Bu numarayla telefon numaralarına cevapsız çağrı bırakan kişi ya da kişiler, merak uyandırarak kendilerinin aranmasını sağlamakta. Özellikle +393 ile başlayan telefon numaralarını aramayınız. Aradığınızda ücretler faturanıza dakikası 50 dolar, yani 90 TL civarında yansıyabilmektedir” denildi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Emniyet Genel Müdürlüğü ayrıca örnek numaraları da şu şekilde açıkladı: “+393-1057384, &#038;nbsp; &#038;nbsp; &#038;nbsp; &#038;nbsp; &#038;nbsp; &#038;nbsp; +393-193260006 &#038;nbsp; &#038;nbsp; &#038;nbsp;, &#038;nbsp; &#038;nbsp; &#038;nbsp; &#038;nbsp; &#038;nbsp; &#038;nbsp; +393-193260016 &#038;nbsp; &#038;nbsp; &#038;nbsp;, &#038;nbsp; &#038;nbsp; &#038;nbsp; &#038;nbsp; &#038;nbsp; &#038;nbsp; +393-193260024 &#038;nbsp; &#038;nbsp; &#038;nbsp;, &#038;nbsp; &#038;nbsp; &#038;nbsp; &#038;nbsp; &#038;nbsp; &#038;nbsp; +393-193260030 &#038;nbsp; &#038;nbsp; &#038;nbsp;, &#038;nbsp; &#038;nbsp; &#038;nbsp; &#038;nbsp; &#038;nbsp; &#038;nbsp; +393-193260039 &#038;nbsp; &#038;nbsp; &#038;nbsp;.”&lt;/div&gt;
</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>22 Subat 2012</yazitarih><yazigun>Çarşamba</yazigun><kresim>20120222_7580_3640863300.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>Savcılar 28 Şubat İçin Harekete Geçti..</title><link>Savcılar 28 Şubat İçin Harekete Geçti</link><description>Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği, 28 Şubat kararları olarak bilinen MGK kararlarının kaleme alınmasına.....</description><tamami>Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği, 28 Şubat kararları olarak bilinen MGK kararlarının kaleme alınmasına yönelik çalışmalarda bulunan 4 sivil memurun ifadesini aldı.Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği&#038;acute;nin, 28 Şubat süreciyle ilgili suç duyurularını birleştirerek başlattığı soruşturmada, savcılık harekete geçti. Milliyet&#038;acute;ten Tolga Şardan&#038;acute;ın haberine göre, 28 Şubat soruşturmasını yürüten Özel Yetkili Savcı Mustafa Bilgili, şüphelilere yönelik ifade alma işlemlerine başlamadan önce, döneme ilişkin ayrıntılı bilgi toplamak için harekete geçti.&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Savcılık, Genelkurmay Başkanlığı&#038;acute;ndan, 28 Şubat kararları olarak bilinen Milli Güvenlik Kurulu kararlarının kaleme alınmasına yönelik çalışmalarda görev yapan, bu dönemdeki toplantılara da katılan sivil memurların isimlerini istedi. Gelen isimler TSK personeli olduğundan, Merkez Komutanlığı&#038;acute;na yazı gönderen savcılık, belirtilen isimlerin savcılığa getirilmesi talebinde bulundu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;TANIK SIFATIYLA&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Merkez Komutanlığı aracılığıyla halen Genelkurmay&#038;acute;da çalıştıkları belirtilen 4 sivil memur savcılığa getirildi. Savcılık, memurların tanık sıfatıyla ifadelerini aldı. Memurların 28 Şubat sürecinde de görevde oldukları, 28 Şubat kararları olarak bilinen Milli Güvenlik Kurulu kararlarını bizzat kaleme alan ekipte görev yaptıkları ve birçok önemli toplantıya şahitlik ettikleri, ifadelerine bu nedenle başvurulduğu öğrenildi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;SİYASİLER DE DİNLENECEK&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Savcılığın, bu yöndeki çalışmalarını bir süre daha sürdüreceği ve bu dönemdeki toplantılara katılan benzer görevdeki bazı isimlerin daha ifadelerine başvurabileceği öğrenildi. Dönemin bazı siyasilerinin ifadelerinin de tanık sıfatıyla alınabileceği kaydedildi. Savcılığın, soruşturmayı boyutlandırdıktan sonra suç duyurularında ismi geçen, başta dönemin komuta kademesindeki isimler olmak üzere bazı emekli ve görevdeki asker-sivil bürokratların şüpheli sıfatıyla ifadesini alabileceği belirtildi.&lt;/div&gt;</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>22 Subat 2012</yazitarih><yazigun>Çarşamba</yazigun><kresim>20120222_7579_970117450.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>Yeşil Artık Aranmıyor!..</title><link>Yeşil Artık Aranmıyor!</link><description>''İfade krizi'' nedeniyle MİT kanununda yapılan değişiklik, çok sayıda faili meçhul cinayetten aranan Yeşil...</description><tamami>&#038;acute;İfade krizi&#038;acute; nedeniyle MİT kanununda yapılan değişiklik, çok sayıda faili meçhul cinayetten aranan Yeşil kod adlı Mahmt Yıldırım hakkındaki yakalama kararının da düşmesine neden oldu.&lt;div&gt;&lt;span style&#061;font-family: arial, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 21px; &gt;4 eski MİT’çi ile teşkilatın başındaki isim Hakan Fidan’ın ifadeye çağrılması nenediyle, MİT kanununda yapılan değişiklikten, &#038;acute;Yeşil&#038;acute; kod adlı Mahmut Yıldırım da yararlanıyor.&lt;/span&gt;&lt;br style&#061;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; font-family: arial, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 21px; &gt;&lt;br style&#061;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; font-family: arial, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 21px; &gt;&lt;span style&#061;font-family: arial, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 21px; &gt;Taraf gazetesinin haberine göre, MİT görevlilerini soruşturmayı Başbakan’ın iznine bağlanan düzenlemeyle, çok sayıda faili meçhul cinayetten aranan ‘Yeşil’ hakkındaki yakalama kararı da düştü.&lt;/span&gt;&lt;br style&#061;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; font-family: arial, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 21px; &gt;&lt;br style&#061;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; font-family: arial, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 21px; &gt;&lt;span style&#061;font-family: arial, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 21px; &gt;Yeşil hakkındaki soruşturmalar için Başbakan’dan izin isteneceği kaydedilen haberde, Başbakanlık kaynaklarının da, Talep gelirse izin verilecek dediği yazıldı.&lt;/span&gt;&lt;br style&#061;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; font-family: arial, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 21px; &gt;&lt;br style&#061;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; font-family: arial, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 21px; &gt;&lt;span style&#061;font-family: arial, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 21px; &gt;&#038;acute;Yeşil&#038;acute;e izin var mı Sayın Başbakan&#038;acute; başlıklı manşet haberine göre, Yıldırım hakkında, Tunceli Alay Komutanı Albay Kazım Çillioğlu’nun ölümüyle ilgili soruşturmayı yürüten Malatya Özel Yetkili Savcılığı’nın talebiyle Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin çıkardığı yakalama kararı, yeni düzenlemeyle düştü.&lt;/span&gt;&lt;br style&#061;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; font-family: arial, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 21px; &gt;&lt;br style&#061;margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; font-family: arial, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 21px; &gt;&lt;span style&#061;font-family: arial, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 21px; &gt;Yine faili meçhul cinayetlerle ilgili Diyarbakır ve Ankara’da sürmekte olan dava ve soruşturmalarda da ‘Yeşil’le ilgili cezai takibat yapılabilmesi için Başbakanlık’tan izin istenmesi gereğinin ortaya çıktığı kaydedilen haberde, eski MİT’çiler Mehmet Eymür, Yavuz Ataç ve Müfit Sement için de izin gerekli olduğu bilgisi yer aldı.&lt;/span&gt;
&lt;/div&gt;</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>22 Subat 2012</yazitarih><yazigun>Çarşamba</yazigun><kresim>20120222_7579_5093347430.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>Başkasına Yar Etmem dedi kesti..</title><link>Başkasına Yar Etmem dedi kesti</link><description>İstanbul ''katil komşuları'' konuşuyor. Kömürlükte cesedi bulunan kadının katili para için tartıştığı komşusu çıktı</description><tamami>İstanbul &#038;acute;katil komşuları&#038;acute; konuşuyor. Kömürlükte cesedi bulunan kadının katili para için tartıştığı komşusu çıktı. Bir adam, komşu kadının boğazını &#038;acute;başkasına yar etmem&#038;acute; deyip kesti.Sultangazi&#038;acute;de 5 yıl önce evlendiği eşinden 1.5 yıl önce boşanan 1 çocuk annesi Nilüfer Aygüler, (25) ailesiyle birlikte yaşadığı evde bıçaklanmış ve boğazı kesilerek öldürülmüş halde bulundu. Kapının zorlanmamasından şüphelenen polis, öncelikle komşularını sorguladı. Aynı apartmanın 2 üst katında oturan ve tekstil işiyle uğraşan Gökhan U.&#038;acute;nun (28) da ifadesi alındı. Çelişkili ifadeler veren komşu soruşturmanın derinleşmesi üzerine cinayeti işlediğini itiraf etti.&#038;nbsp;&lt;div&gt;Genç adam &#038;acute;Evde kimsenin bulunmadığını biliyordum. Zili çaldım. Kapıyı açtı. İçeriye girdim. Ona aşık olduğumu söyledim. Bana yüz vermedi ve beni istemediğini söyledi. Ben de başkasına yar olmaması için onu öldürdüm&#038;acute; dedi. Zanlı adliyeye sevk edildi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;TELEVİZYONDA &#038;acute;KAYIP&#038;acute; DİYE GÖRÜŞ BİLDİRDİLER&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Küçükçekmece&#038;acute;de Nuray Özdeniz (67), 11 Şubat&#038;acute;tan beri kayıp olarak aranıyordu. Yakınları özel bir televizyon kanalından da yardım istemişti. Sunucunun &#038;acute;evin bodrumuna baktınız mı?&#038;acute; sorusu üzerine yakınları yaşlı kadının cesedini bıçaklanmış şekilde kömürlükte buldu. Polis, televizyon programına da katılan kadının karşı komşusu Sevda Y. ile eşi Fatih Y.&#038;acute;yi gözaltına aldı. Sevda Y.&#038;acute;nin yaşlı kadınla para yüzünden çıkan tartışmada bıçakladığını söylediği öğrenildi. İkilinin sorgusu sürüyor.&lt;/div&gt;</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>22 Subat 2012</yazitarih><yazigun>Çarşamba</yazigun><kresim>20120222_7579_5504724383.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>Özal''ı Cami''de Vuracaktık..</title><link>Özal'ı Cami'de Vuracaktık</link><description>PKK''nın iki numaralı ismiyken yakalanarak ömür boyu hapse mahkum edilen Parmaksız Zeki kod adlı ....</description><tamami>PKK&#038;acute;nın iki numaralı ismiyken yakalanarak ömür boyu hapse mahkum edilen Parmaksız Zeki kod adlı Şemdin Sakık, Diyarbakır E Tipi Cezaevi&#038;acute;nde ilginç bir kitap kaleme aldı.Şemdin Sakık’ın “İmralı’da Bir Tiran Abdullah Öcalan” adlı kitabı “Bu kitap; yalan, entrika ve cinayetlere yenik düşen iki kuşağın dramatik öyküsüdür” önsözüyle başlıyor.&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Örgüt içi hesaplaşmalar ve Öcalan’ın özel hayatının bilinmeyen yönlerine de değinilen kitapta PKK’nın suikast planları da anlatılıyor.&#038;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sakık, Korkut Özal’a yönelik planlanan suikast planını da ifşa etti: “Yıl 1993. PKK İstanbul sorumlusu Korkut Özal’ın vurulması talimatını alır. O dönemde İstanbul’da çalışan genç bir militanı, istihbarat toplaması için Korkut Özal’ın ikamet ettği ve İstanbul’da Erzurum Sitesi olarak bilinen sitenin yakınında bir işe yerleştirir. İşe yerleşen bu militan günlük olarak Korkut Özal’ı takip eder. Ancak uzaktan takip gerekli bilgiyi sağlatmaz. Daha yakından izleyebilmek için sitede bulunan bir işyerinde çalışmaya başlar. Daha sonra evlere sipariş götürdüğü için Korkut Özal’ın dairesinin kapısına kadar gitmeyi başarır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Korkut Özal bazı Cuma günleri sitede bulunan camiye gelerek Cuma namazı kılmaktadır. PKK militanı da Cuma namazlarına gider ve o kadar ki camiye silah sokmayı bile başarır. Ancak, sorumlusu militanın suikast senin işin değil, sen sadece istihbarat getireceksin, demesi üzerine bu militan suikastı yapmaz ama düzenli olarak Korkut Özal’ın siteye geliş gidiş ve hareket saatleri hakkında üstlerine bilgi verir. Tam o günlerde polis PKK’ya yönelik operasyonar yapar ve söz konusu PKK yöneticisinin de içinde olduğu bir grubu yakalar ve bu kişiler cezaevine girer. Fakat istihbarat toplayan ve Korkut Özal’ın birkaç sıra arkasında namaz saf tutacak kadar yaklaşabilen PKK militanı yakalanmaz ve İstanbul’u terk ederek kırsala gider. Suikast planlayan militanların yakalanıp cezaevine atılmalarından dolayı Şam’dan gelen bir talimatla suikast girişimi askıya alınır. Korkut Özal’ın öldürülmek istenmesinin ve özellikle Turgut Özal’ın ölümünden hemen sonra yapılmak istenmesinin nedeni bir sır olarak kalır.”&lt;/div&gt;</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>22 Subat 2012</yazitarih><yazigun>Çarşamba</yazigun><kresim>20120222_7579_6904413104.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>Avusturya''dan Yunanistan''a öneri..</title><link>Avusturya'dan Yunanistan'a öneri</link><description>Avusturya Ticaret Odası Başkanı Christoph Leitl, Profil dergisine verdiği mülakatta çok tartışılacak sözlere imza attı.</description><tamami>&lt;div&gt;Leitl, krizdeki Yunanistan’ın ücra ve kimsenin oturmadığı adalarını Türkiye’ye satmasını önerdi. Mülakatta Yunanistan’a yönelik her yardım paketinin tüm Avrupa’daki Yunanistan karşıtlığını artırdığını ifade eden Leitl, yardıma ihtiyacı olan bu ülkenin sembolik olarak böyle bir adım atabileceğini söyledi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Haritada Türkiye oldukça yakın ve bu boş adalara ilgi gösterebilir. Yunanistan sembolik olarak egemenliğinden küçük bir parça verebileceğini göstermiş olur ifadelerini kullanan Christoph Leitl, ısrarla kendisine ciddi olup olmadığını soran gazeteci Josef Redl’a ciddi olduğu cevabını verdi. Bu adımla Kıbrıs sorununun çözümüne de bir katkı yapılacağını kaydeden Leitl, adaların satılmasının Yunanistan’ın kendi egemenliğinin bir kısmından vazgeçerek yapılan yardımlara teşekkür mahiyetinde bir anlam taşıyacağını ifade etti.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Türkiye kurtarma paketine katılmadı. Bu teklifin Yunanistan’ı aşağılamak olduğunu düşünmüyor musunuz? sorusuna cevap veren Leitl, Böyle bakarsınız haklısınız. Ancak tersten bakarsanız böyle bir adım Avrupa’daki aşırı sağcılara nasıl etki eder? dedi. Adaların satılmasının Yunanlıların kendilerine olan özgüveni ile ortaya konacak sembolik bir adım olacağını kaydeden Leitl, bu teklifin Yunanistan’dan gelmesi gerektiğini belirtti.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;YUNANİSTAN VİYANA BÜYÜKELÇİSİ THEMİSTOKLİS DİMİDİS: AÇIKLAMALAR KÖTÜ BİR ŞAKA&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Avusturya Ticaret Odası Başkanı Christoph Leitl’ın adaların satılmasına ilişkin mülakatına ilk tepki Yunanistan’ın Viyana Büyükelçisi Themistoklis Dimidis’ten geldi. Dimidis, Leitl’ın ifadelerine Açıklamalardan derin üzüntü duydum. Söylenen ifadeler kötü yapılmış bir şaka niteliğinde. Yunanistan kendi sınırlarından asla vazgeçmeyecektir ifadeleriyle cevap verdi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir dönem Avusturya Cumhurbaşkanlığı için de adı geçen Christoph Leitl, Avusturya&#038;acute;da önemli bir siyasi aktör olarak biliniyor.&lt;/div&gt;
</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>22 Subat 2012</yazitarih><yazigun>Çarşamba</yazigun><kresim>20120222_7579_5687524676.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>Bakan Yıldırım, ''''Pisti, terminali 75 milyon. Helal olsun, isterse 100 milyon olsun. Mardin''in, M..</title><link>Bakan Yıldırım, ''Pisti, terminali 75 milyon. Helal olsun, isterse 100 milyon olsun. Mardin'in, Mardinlilerin canı sağ olsun.</link><description>Bakan Yıldırım, ''''Pisti, terminali 75 milyon. Helal olsun, isterse 100 milyon olsun. Mardin''in, Mardinlilerin canı sağ olsun.</description><tamami>&lt;font style&#061;FONT-SIZE: 9pt face&#061;Tahoma&gt;
&lt;p&gt;&lt;span style&#061;FONT-SIZE: 13px&gt;&lt;span style&#061;FONT-FAMILY: arial,helvetica,sans-serif&gt;Ulaştırma Denizcilik ve 
Haberleşme Bakan Binali Yıldırım, Mardin Havaalanı’nın yeni pistinin açılışı ve 
Yeni Terminal Binası’nın Temel Atma törenine katıldı. Bakan Yıldırım, Mardin´e 5 
milyon ziyaretçinin gelmesini planladıklarını. Bu amaçla gereken çalışmaları 
yaptıklarını belirten Yıldırım, böylece Mardin´in gerçek değerini bulacağını 
söyledi. Yıldırım, göreve geldiklerinde 28 kilometre bölünmüş yola sahip 
Mardin´e 9 yılda 212 kilometre bölünmüş yol daha kazandırdıklarını ifade 
etti.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Mardinlilere, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan´ın selamını ileten 
Yıldırım, Başbakan Erdoğan´ın 8 Mart´ta Mardin´e geleceğini ve Dünya Kadınlar 
Günü´nü burada kutlayacağını bildirdi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;span style&#061;FONT-SIZE: 13px&gt;&lt;span style&#061;FONT-FAMILY: arial,helvetica,sans-serif&gt;Havaalanı açılış Töreni ile 
Temel atma törenine Mardin Ak Parti Milletvekilleri Muammer Güler,Gönül Bekim 
Şahkullubey,Halit Dağlı Mardin Valisi Turhan Ayvaz ve Diğer yetkilier 
katıldı.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;Mardin´e Yapılan Yatırımın Tutarı 2 Milyar 
TL&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Mardin´in ´´zamanın durduğu şehir´´ olarak bilindiğini 
anımsatan Bakan Yıldırım, “Ancak yaptığımız çalışmalarla Mardin de bizler de 
durmuyoruz, tıkır tıkır işliyoruz. Artık Mardin’in akrep ve yelkovanı geriye 
değil, ileriye doğru işliyor” dedi. TOKİ ve sağlık, eğitim, ulaştırma 
hizmetlerinin kente geldiğini kaydeden Yıldırım, yapılan yatırımların tutarının 
2 milyar lirayı bulduğunu anlattı. Yıldırım, ´´Mardin´in yapılan yatırımlarla 
bölgenin parlayan yıldızı olmaya aday olduğunu´´ söyledi.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Mardin 
Havaalanının 2002´de 20 bin olan yolcu sayısının 2010´da 300 bine çıkması 
üzerine Mardin´e yakışır bir havaalanı yapılmasına karar verildiğini anlatan 
Yıldırım, şöyle konuştu: ´´Yeni terminal 33 bin 500 metrekare alana sahip 
olacak. 6 uçak aynı anda park edebilecek. Size bir müjde veriyorum. Bu terminal 
yapıldıktan, pist açıldıktan sonra Mardin Havaalanı Mardin Havalimanı olacak. 
Böylece yurt dışına da seferler yapılacak. Avrupa´dan, dünyanın başka 
yerlerinden charter seferleri Mardin´e gelebilecek. Etrafta bulunan ülkeler 
Türkiye´nin kat ettiği gelişmeyi gıptayla izliyor. Meslektaşlarımıza, ´yılda 2 
bin kilometre bölünmüş yol yap´ dediğimizde bize, ´Bakan, bir yanlışlık olmasın, 
200 kilometre olmasın, sıfır hatası yapmış olmayasınız´ diyorlardı. Halep 
oradaysa arşın Mardin´de. İşte 9 yılda 15 bin 500 kilometrelik bölünmüş yol 
dünya rekorudur.´´ Yıldırım, ´´ülkenin kapanan yollarını da ülkenin kara bahtını 
da aydınlık yarınlara doğru açtıklarını´´ söyledi.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;Mardin Bir Üst 
Lige Çıktı&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Mardin havaalanındaki yeni yatırımların Mardin´in bir 
üst lige çıkması anlamına geldiğini dile getiren Yıldırım, havalimanı gelişen 
ilin ziyaretçisinin, bilinirliğinin ve yatırımlarının artacağını kaydetti. 
Tarihi şehir Mardin´in, daha iyi tanınması, bilinmesi ve çok ziyaret edilmesi 
için yapılacak en önemli hizmetlerden birinin havalimanı olduğunu vurgulayan 
Yıldırım, ´´Ne diyor eskiler, İstanbul´u anlamak için Halep´i bilmek lazım, 
Mardin´i bilmek lazım. Önce Mardin´i göreceksiniz, sonra İstanbul´u 
tanıyacaksınız. Mardin, böylesine önemli bir şehrimiz. Dillerin ve dinlerin 
buluştuğu bir şehre hizmet ediyoruz´´ dedi. Mardin Havaalanı´ndaki 36 metre olan 
pistin 60 metreye çıktığını ifade eden Yıldırım, dünyanın en büyük uçağının bile 
buraya inebileceğini söyledi.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Bakan Yıldırım, ´´Pisti, terminali 75 
milyon. Helal olsun, isterse 100 milyon olsun. Mardin´in, Mardinlilerin canı sağ 
olsun. Ülkemizde bolluk ve bereket var. Kaynak da var, hizmetler de tıkır tıkır 
yürüyor. Havaalanı olan her ilde, terminalleri ve pistleri yeniliyoruz. Onun 
için dünyada havacılık birer ikişer artarken, Türkiye´de katlanarak gidiyor´´ 
diye konuştu.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Yeni yapılacak terminalin 2013 yılı Kasım ayında 
açılacağını, bu tarihin geç olduğunu kaydeden Yıldırım, işi yapan şirket 
ortaklarından yeni terminal binasının 2013 yılı Haziran ayında bitirilmesi için 
söz aldı.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Pistin açılışını yapan Bakan Yıldırım, yeni terminal binasının 
temelini attı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;span style&#061;FONT-SIZE: 13px&gt;&lt;span style&#061;FONT-FAMILY: arial,helvetica,sans-serif&gt;HABER:ABDULLAH 
ORTAÇ/ANKARA&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/font&gt;




</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>22 Subat 2012</yazitarih><yazigun>Çarşamba</yazigun><kresim>20120222_7579_3911554217.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>Okullarda Kravat zorunluluğu kalkıyor..</title><link>Okullarda Kravat zorunluluğu kalkıyor</link><description>Milli Eğitim Bakanlığı kılık kıyafet serbestliğinde ilk adımını attı.</description><tamami>&lt;div&gt;Türkiye’de okulların geneline yayılması amaçlanan yeni bir uygulamaya göre, öğrencilerin kravat takma zorunluluğu olmayacak. Çalışma, öğretmenlerin görüşü doğrultusunda şekillendirildi. Öğretmenler, kravatın artık bir formaliteye döndüğü, kravatların gevşek bırakılarak daha saygısız bir görüntü oluştuğunu belirttiler.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Star&#038;acute;da yer alan haberde, ayrıca kravatlarla yapılan el şakalarının şiddete dönüştüğü gibi konularda sıkıntılar dile getirildi. Hem öğretmenlerden hem öğrencilerden aynı talep gelince Milli Eğitim Bakanlığı harekete geçti.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Milli Eğitim Bakanlığı önümüzdeki eğitim döneminden itibaren okullarda öğrencilerin mecburi olarak kravat takılmasını öngören şartı kaldırmak için çalışma başlattı. Bakanlık yetkililerinden edinilen bilgiye göre, yasağın güvenlik, görüntü ve sağlık gerekçeleriyle uygulanması gerektiği belirtildi.&lt;/div&gt;
</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>21 Subat 2012</yazitarih><yazigun>Salı</yazigun><kresim>20120221_7579_4768030047.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>Halil Sezai hakkında bilinmeyenler!..</title><link>Halil Sezai hakkında bilinmeyenler!</link><description>Halil Sezai''nin 6 ay önce, kira borcu yüzünden Cihangir''deki evinden atıldığı ortaya çıktı!</description><tamami>&lt;div&gt;Bir zamanlar fakir ama onurlu bir genç vardı cümlesinin karşılığı Halil Sezai. Sosyal medyada son günlerin fenomenin olan, şarkıları dillerden düşmeyen Sezai&#038;acute;nin henüz albüm satışı ve konserlerden para kazanmaya başlamadan önce ev sahibine Cihangir&#038;acute;deki evinin kirasını ödemekte zorlandığı ortaya çıktı. Ünlü şarkıcı kira borcu yüzünden 6 ay önce ev sahibi tarafından evden atıldı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;O günlerde müzik âleminde tanınmayan Halil Sezai, bir süre arkadaşlarının yanında kaldıktan sonra daha ucuz bir eve taşındı. Aradan geçen 6 ayda ise talih, kelimenin tam anlamıyla Sezai&#038;acute;nin yüzüne güldü. İncir Reçeli adlı filmin ardından çıkardığı Seni Beklerken albümü patlama yaptı. Hiçbir televizyon programına katılmayan ancak konserden konsere koşan ünlü şarkıcı önümüzdeki bir ay içinde 21 yerde sahneye çıkacak.&lt;/div&gt;
</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>21 Subat 2012</yazitarih><yazigun>Salı</yazigun><kresim>20120221_7579_6599695086.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>Whitney Houstonın kızı intihara kalkıştı..</title><link>Whitney Houstonın kızı intihara kalkıştı</link><description>Whitney Houston''ın cumartesi günü defnedilmesinden saatler sonra kızı Bobbi Kristina uyuşturucu kullanırken bulundu.</description><tamami>&lt;div&gt;ABD’nin haber sitesi Daily Beast’in Houston ailesine yakın iki kaynağa doğrulattığı bilgilere göre Bobbi Kristina (19), törenden sonra ortadan kayboldu. Birkaç saat süren arama sonucu Bobbi, aile üyeleri tarafından bir otel odasında uyuşturucuyla kendinden geçmiş halde bulundu. Şimdi, başta anneannesi Cissy olmak üzere yakınları annesinin ölümüyle yaşadığı şoku atlatamayan Bobbi’nin, intihar etme olasılığına karşın bir kliniğe yatırılarak tedavi görmesinin şart olduğunu söylüyor. Yine aileye yakın bir kaynağa göre, Bobbi geçen yıl uyuşturucu bağımlılığı yüzünden bir süre tedavi gördü.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;GİYSİLERİ SATILACAK&lt;/div&gt;&lt;div&gt;ABD’li ünlü müzayedeci Darrren Julien, Houston’ın başrol oynadığı “The Bodyguard” filminde giydiği elbisesi dahil birkaç eşyasının gelecek ay açık artırmayla satılacağını açıkladı. İnternet sitesi TMZ’nin haberine göre Houston’ın 11 şubatta ölü bulunduğu Los Angeles’taki Beverly Hilton Oteli’nin Houston’la aynı katta kalan müşterileri, karmaşa yüzünden tatillerinin mahvolduğunu söyleyerek paralarının iadesini istedi. Fakat, bu istek otel yönetimince reddedildi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Divalar neden hep mutsuz?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;ABD merkezli internet dergisi Slate ünlü şarkıcı Whitney Houston’ın ölümünden yola çıkarak divaların neden mutsuz olduklarını araştırdı. Divalar konusunda uzman Wayne Kostenbaum’a danışan dergi, konuşulan bir şarkıcı olmak için iyi bir sesin yanında hassasiyetin de gerekli olduğunu açıkladı. Kostenbaum, dinleyicilerin de divanın mutsuzluğunu sesinden anladıklarını, şarkılarda bu trajedinin dinleyiciler tarafından arandığını belirtti. Buna göre divalar dinleyicileri büyülemek istiyorlarsa, mutlu görünme riskini hiçbir zaman göze alamazlar. Divaların mutsuzluk ve trajedi ile ilişkilerine Lady Gaga ve Whitney Houston gibi isimler örnek veriliyor. Lady Gaga’nın eşcinsel gençleri korumaya dair kampanyaları, Houston’ın uyuşturucu ile yaşadığı sorunlar buna örnek gösteriliyor.&lt;/div&gt;
</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>21 Subat 2012</yazitarih><yazigun>Salı</yazigun><kresim>20120221_7579_5854455829.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item></channel></rss>
